İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23266 Karar: 2025/7346 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23266 K.2025/7346

10. Ceza Dairesi 2023/23266 E. , 2025/7346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23266 E. , 2025/7346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23266 E. , 2025/7346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen ilk kararı ile sanıklar ... ve ..... haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 08.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararı ile sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 08.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 2023/16497 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121322 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121322 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1- Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarihli ve 2017/481 esas, 2018/489 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; A-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında " ... somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hâkkı bulunduğunun gösterilmediği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğ edildiği ancak bu aşamada da şüpheliye erteleme kararına itiraz hâkkı bulunduğunun hatırlatılmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava açılarak yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hâkkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hâkkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hâkkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hâkkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi de usulsüz olduğundan, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda usulüne uygun bir tedavî ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir ... " şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabî olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hâkkının 15 gün olarak gösterilmesi gerektiği, Somut olayda ise; sanıklar hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/10/2016 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının itiraz süresinin gösterilmediği sanıklar hakkında denetime başlanmasının ise sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla şüphelilere usulüne uygun itiraz hâkkı tanınmadan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği cihetle, mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, B-Sanık ... hakkında, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarihli ve 2017/746 esas, 2018/495 karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18/09/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 04/12/2017 olduğu, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarihli ve 2017/481 esas, 2018/489 sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02/12/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/09/2017 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, anılan her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarihli ve 2017/746 esas, 2018/495 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/746 esas sayılı dosyasında görülen kamu davasına esas teşkil eden sanık ...'ın, 02/12/2015 tarihli eylemi sebebiyle yargılandığı diğer incelemeye konu Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarihli ve 2017/481 esas, 2018/489 sayılı kararına havi dosya kapsamına göre, bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği; 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavî ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; yine Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hâkkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hâkimliğine itiraz hâkkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavî ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlâl oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, Bu hâliyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkında 03/03/2016 tarihli ilk eylemi sebebiyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunmadığı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/481 Esas ve 2018/489 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheliler hakkında, 03.03.20 16... .06.2016 tarihlerinde işledikleri kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2016 tarihli ve 2016/5974 Soruşturma, 2016/88 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmalarına, erteleme süresi içerisinde kendilerine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmeleri ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almaları, kabul etmeleri veya bulundurmaları ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaları durumunda haklarında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüphelilere 27.10.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelilerin, kendilerine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiklerinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2017 tarihli ve 2017/10026 Soruşturma, 2017/1968 Esas, 2017/1506 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.05.2018 tarihli ve 2017/481 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı ile, sanıkların, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/746 Esas ve 2018/495 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1.Sanık ... hakkında, 18.09.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli ve 2017/10283 Soruşturma, 2017/3142 Esas, 2017/2493 sayılı iddianamesi ile TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.05.2018 tarihli ve 2017/746 Esas, 2018/495 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 1. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/481 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı yönünden: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanıklar hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüphelilere tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlâlinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. B. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/746 Esas, 2018/495 Karar sayılı kararı yönünden; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılmış olan işbu davada; dayanak Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/481 Esas, 2018/489 Karar sayılı mahkûmiyet kararının yukarıda açıklanan nedenlerle Kanun'a aykırı olduğu ve kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla doğrudan açılan işbu davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, dosyanın kanun yararına bozma sonrası aldığı esas numarasının tespiti ile her iki davanın birleştirilmesi ve yukarıda yer verilen genel açıklamalar doğrultusunda tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/481 Esas, 2018/489 Karar sayılı kararı ile Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/746 Esas, 2018/495 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla