İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/1284 Karar: 2025/9093 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/1284 K.2025/9093

10. Ceza Dairesi 2024/1284 E. , 2025/9093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/721 E., 2021/223 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda bel

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/1284 E. , 2025/9093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/721 E., 2021/223 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda bel

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/1284 E. , 2025/9093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/721 E., 2021/223 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 19.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/27400 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2267 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2267 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar ve 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği nazara alındığında, Somut olayda, şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/01/2018 tarihli ve 2018/68 soruşturma, 2018/5 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 09/02/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, itiraz süresinin bitmesi beklenmeksizin gereğin takdir ve ifası için dosyanın 31/01/2018 tarihinde Mudanya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiğinin anlaşılması karşısında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davanın durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.01.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2018 tarihli ve 2018/68 Soruşturma, 2018/5 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararı sanığa 09.02.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kesinleşmesi beklenilmeden tedbirin infazı için kararın 31.01.2018 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2018 tarihli ve 2018/68 Soruşturma, 2018/690 Esas, 2018/685 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/324 Esas, 2018/587 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, D. İhbar üzerine, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.04.2021 tarihli ve 2020/721 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hüküm açıklanarak, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; sanık hakkında incelemeye konu 06.01.2018 tarihli eylem nedeniyle, 30.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik kararının, sanığa 09.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilmeksizin tedbirin infazı için kararın 31.01.2018 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının 09.02.2018 tarihinde tebliği üzerine yükümlünün başvurduğu 26.02.2018 tarihli randevuya gitmemesi üzerine uyarıldığı ve başvurmaması üzerine dosyasının kapatıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun bu sebeple sağlanmadığı anlaşılmakla; Kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de, Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü kapsamında ihlâl nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 06.01.2018 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan kamu davası bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağan ve olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibarıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerektiği, anlaşıldığından; kanun yararına bozma isteminin kısmen değişik gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/721 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla