İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/2017 Karar: 2025/9481 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/2017 K.2025/9481

10. Ceza Dairesi 2024/2017 E. , 2025/9481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/498 E., 2022/683 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Baş

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/2017 E. , 2025/9481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/498 E., 2022/683 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Baş

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/2017 E. , 2025/9481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/498 E., 2022/683 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 19.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 03.01.2024 tarihli ve 2023/19151 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/4572 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/4572 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/06/2017 tarihli kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu erteleme kararının şüpheliye 23/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün sanık adına çıkarılan çağrı yazısının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2018 tarihli karar verilmesini takiben, sanık hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması amacıyla Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2019 tarihli ve 2019/98 CBS sayılı yazısı ile Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28/02/2019 tarihli ve 2019/4 sayılı çağrı yazısının 06/03/2019 tarihinde sanığın bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, sanığın mernis adresine 7201 sayılı Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 13/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 21/03/2019 tarihli ve 2019/4 sayılı ön bilgilendirme yazısını sanığın imzaladığı ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başlandığı, bu nedenlerle sanığa yapılan çağrı yazısına ilişkin tebligattan sanığın haberdar olmadığının kabul edilemeyeceği, Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 23/02/2020 tarihli ve 2019/4 ÇDS sayılı yazısı ile sanığın tedavi gereklerine uygun davranması nedeniyle ilam kaydı infazen kapatılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin akabinde, sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/06/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın erteleme süresi içerisinde, ikametinde 07/12/2021 tarihinde yapılan aramada kullanmak için uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçtiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanıktan alınan vücut örneklerinde uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edilmesini takiben, sanık hakkında 25/01/2022 tarihinde alınan vücut örneklerinde de uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edildiği, Sanığın erteleme süresi içerisinde uyuşturucu madde ile yakalanarak aynı nitelikte suçu yeniden işlediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.04.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2017 tarihli ve 2017/89349 Soruşturma, 2017/3274 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz yasa yolu, mercii ve 15 günlük itiraz süresinin doğru şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 23.08.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 18.09.2017 tarihinde infazı için Siirt Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yapılan tebligatlara rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2017 tarihli ve 2017/89349 Soruşturma, 2017/41019 Esas, 2017/33711 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/576 Esas, 2018/208 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 10.05.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Durma ve tedbir kararı üzerine, tedbirin infazı için 28.02.2019 tarihinde Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının 13.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın Müdürlüğe başvurduğu, 21.03.2019 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının 21.03.2020 tarihinde tamamlandığı, dosyanın infazen kapatıldığı, E. Sanığın 07.12.2021 ve 25.01.2022 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2022 tarihli ve 2022/98441 Soruşturma, 2022/41444 Esas, 2022/31771 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, F. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.12.2022 tarihli ve 2022/498 Esas, 2022/683 Karar sayılı kararı ile, müdürlüğün tebligatlarının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle, CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Her ne kadar, Mahkemesince, Denetimli serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan tebligatların usulsüz olduğu gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de; erteleme kararının şüpheliye 23.08.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin gereklerine uygun davranarak tedbirin infaz edildiği, ancak, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini takiben, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 07.12.2021 ve 25.01.2022 tarihinde aynı nev’iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." ve aynı maddenin beşinci fıkrasındaki, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendi gereğince şüphelinin yükümlülük ihlalinde ısrar etmesi nedeniyle değil, kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ olunan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (c) bendinde yer alan emredici hüküm gereğince kamu davası açıldığı anlaşıldığından; öncelikle ilk durma kararı verilen dava ile birleştirilerek yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "Müdürlükçe yapılan tebligatların usulsüz olduğu" şeklindeki yerinde olmayan ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçe ile durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/498 Esas, 2022/683 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla