İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/3167 Karar: 2025/9497 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/3167 K.2025/9497

10. Ceza Dairesi 2024/3167 E. , 2025/9497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/38 E., 2021/533 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 say

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/3167 E. , 2025/9497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/38 E., 2021/533 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 say

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/3167 E. , 2025/9497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/38 E., 2021/533 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/15401 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu olan, 21/02/2017 ve 08/12/2018 tarihlerinde işlediği atılı suçlardan Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2019 tarihli ve 2019/177 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2021 tarihli ve 2019/38 esas, 2021/533 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, Sanık hakkında evvelce 09/03/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeni ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2017 tarihli ve 2017/1833 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2018 tarihli ve 2017/267 esas, 2018/343 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10/05/2019 tarihli ve 2018/1648 esas, 2019/944 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin değerlendirilmesi için karar örneğinin Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/38 esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verilerek kararın kesinleştiği, Sanığın inceleme konusu olan 21/02/2017 ve 08/12/2018 tarihlerinde işlediği atılı suçlardan dolayı Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2019 tarihli ve 2019/177 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2021 tarihli ve 2019/38 esas, 2021/533 sayılı kararı ile mahkûmiyetine sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; Sanığın 21/02/2017 ve 09/03/2017 tarihli eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/267 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 30/03/2017 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2018 tarihli ve 2017/267 esas, 2018/343 sayılı kararının evvelce 10/05/2019 tarihi itibariyle kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın 21/02/2017 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulduktan sonra, evvelce kesinleşen Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2018 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir karar verilmesi ve 08/12/2018 tarihli eyleminin hukuki kesintiden sonra oluşmuş ayrı bir eylem olarak değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/38 Esas ve 2021/533 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1.Şüpheli hakkında, 21.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2018 tarihli ve 2017/8585 Soruşturma, 2018/53 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin 08.12.2018 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2019 tarihli ve 2017/8585 Soruşturma, 2019/177 Esas, 2019/177 sayılı iddianamesi ile Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında daha önce verilmiş bir erteleme kararı bulunduğundan 21.02.2017 ve 08.12.2018 tarihli eylemlerden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açılması gerektiği, 21.02.2017 ve 08.12.2018 tarihli eylemlerin zincirleme suç teşkil ettiği kabul edilerek Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.10.2021 tarihli ve 2019/38 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/267 Esas ve 2018/343 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 09.03.2017 tarihli aynı nev' i eylemden dolayı yapılan soruşturma sonunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2017 tarihli ve 2017/4751 Soruşturma, 2017/1833 Esas, 2017/1376 sayılı iddianamesi ile Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2018 tarihli ve 2017/267 Esas, 2018/343 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/1648 Esas, 2019/944 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin değerlendirilmesi için karardan bir örneğinin Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/38 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında ilk olarak 25.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.12.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 21.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 15.03.2016 tarihinde aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2016 tarihli ve 2016/717 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/152 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.10.2017 tarihli ve 2017/1213 Esas, 2017/1491 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasından sonra, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2017/661 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.03.2018 tarihli ve 2018/1008 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Sanık hakkında 21.02.2017 tarihli eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2018 tarihli ve 2017/8585 Soruşturma, 2018/53 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi usulsüz olup Mahkemenin bu yöndeki tespiti yerinde olmakla birlikte, sanığın 08.12.2018 tarihli eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca, usulsüz olarak verilen 11.07.2018 tarihli erteleme kararının ihlali kabul edilerek açılan kamu davası 21.02.2017 tarihli eylem nedeniyle açıldığından 08.12.2018 tarihli eylemin dava konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin, iddianamede dava konusu yapılmayan, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca sadece ihlâl kabul edilip soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı kapsamındaki 08.12.2018 tarihli eylemden hüküm kurması Kanun'a aykırıdır. Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Sanığın 09.03.2017 tarihli aynı nev' i eyleminden dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2017 tarihli ve 2017/4751 Soruşturma, 2017/1833 Esas, 2017/1376 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında, Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2018 tarihli ve 2017/267 Esas, 2018/343 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/1648 Esas, 2019/944 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, suç tarihinin 09.03.2017, iddianame tarihinin ise 30.03.2017 olduğu, inceleme konusu dosyada suç tarihinin 21.02.2017 olduğu, iddianamenin ise 14.01.2019 tarihinde düzenlendiği, dolayısıyla Mahkemece; 1.Sanığın 21.02.2017 ve 09.03.2017 tarihli eylemlerinin ilk iddianameden önce işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43.maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2018 tarihli ve 2017/267 Esas, 2018/343 Karar sayılı kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi ve aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Sanığın 08.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere açılmış bir kamu davası bulunmadığı anlaşıldığından, 08.12.2018 tarihli eylem nedeniyle kamu davası açılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ve kamu davası açılması sağlandıktan sonra davanın birleştirilmesine karar verilerek 08.12.2018 tarihli eylem yönünden sanığın hukuki durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2019/38 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla