İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/3307 Karar: 2025/9104 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/3307 K.2025/9104

10. Ceza Dairesi 2024/3307 E. , 2025/9104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2018/396 E., 2021/208 K. 2. 2017/319 E., 2017/653 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulmas

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/3307 E. , 2025/9104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2018/396 E., 2021/208 K. 2. 2017/319 E., 2017/653 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulmas

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/3307 E. , 2025/9104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2018/396 E., 2021/208 K. 2. 2017/319 E., 2017/653 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2018/396 Esas, 2021/208 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin 25.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/319 Esas, 2017/653 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.10.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2024 tarihli ve 2023/9371 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/14686 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/14686 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, incelemeye konu İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2021 tarihli dosyasındaki suç tarihinin 20/12/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 28/02/2014 olduğu, aynı suçtan sanık hakkında verilen İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2017 tarihli dosyasındaki suç tarihinin 25/10/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/03/2014 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2018/396 Esas, 2021/208 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 26.08.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2014 tarihli ve 2014/27387 Soruşturma, 2014/10568 Esas, 2014/5454 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/773 Esas, 2015/560 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden 06.01.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18.08.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.05.2021 tarihli ve 2018/396 Esas, 2021/208 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, B. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/319 Esas, 2017/653 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 25.10.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 tarihli ve 2014/24479 Soruşturma, 2014/10455 Esas, 2014/5387 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/261 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.12.2017 tarihli ve 2017/319 Esas, 2017/653 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/396 Esas sayılı dosyasının suç tarihinin 20.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.02.2014 olduğu, İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 25.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 17.03.2014 olduğu, 20.12.2013 ve 25.10.2013 tarihli her iki suçun da 28.02.2014 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü verilerek fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2018/396 Esas, 2021/208 Karar sayılı kararının ve İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/319 Esas, 2017/653 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla