Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3318 E. , 2025/9111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/182 E., 2022/192 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda beli
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3318 E. , 2025/9111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/182 E., 2022/192 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 2023/16740 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/18665 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/18665 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 10/01/2018, 22/02/2018 ve 17/07/2018 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/05/2019 tarihli ve 2019/2881 soruşturma, 2019/215 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesini takiben, başlatılan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin 08/01/2020 tarihinde infazen kapatılmasını müteakip, sanığın erteleme süresi içerisinde 05/02/2020 tarihinde yeniden aynı suçu işlediğinin tespiti üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 10/03/2020 tarihli ve 2019/2881 soruşturma, 2021/1225 esas, 2021/851 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2022 tarihli ve 2021/182 esas, 2022/192 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de; Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 16/09/2016 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a maddesi yollaması ile 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 191/8. maddesi delaletiyle 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/175 esas, 2018/84 sayılı kararının 28/03/2018 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 09/06/2022 tarihinde inceleme konusu suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine dair Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2022 tarihli ve 2022/285 esas, 2022/371 sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11/04/2023 tarihli ve 2023/281 esas, 2023/762 sayılı kararında yer alan, "...kanuni zorunluluk gereği verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hükmünde olduğu ve bu kararın 28/03/2018 tarihinde kesinleştiği, Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/182 esas sayılı dosyasına konu 10/01/2018 tarihli ve 22/02/2018 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu eylemlerinin sanık hakkında kanuni zorunluluk gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten önce işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu kararın ihlali kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak 05/02/2020 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu eyleminin kanuni zorunluluk gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiğinin anlaşılması nedeniyle, bu eylemin ihlal niteliğinde olduğu, bu nedenle Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2021/182 esas sayılı dosyada yürütülen kamu davasının yukarıda izah edilen içtihat doğrultusunda kamu davasının düşmesine ve Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/175 esas sayılı dosyasına kararın ihlali sebebiyle bildirimde bulunulması gerekirken sanık hakkında yukarıda izah edilen eylemler nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi usul ve esas yönüyle hatalı bulunmuş olup, Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2021/182 esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği gözetildiğinde, mahallinde bu karara yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği değerlendirilmiştir...." şeklindeki açıklamalar ile kararın bozulmasına karar verilmesi sonrasında, anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulduğu, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrasında, “Bu Kanunun;...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/175 esas, 2018/84 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 28/03/2018 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı anlaşılması karşısında, sanığın incelemeye konu dosyadaki erteleme kararının ihlali olarak kabul edilen 05/02/2020 tarihli eyleminin, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren Mahkemesine ihbarda bulunulup, davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.06.2022 tarihli ve 2021/182 Esas, 2022/192 Karar sayılı dosyasının incelemesinde: 1. Şüpheli hakkında, 10.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2018 tarihli ve 2018/597 Soruşturma, 2018/166 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak şüpheli hakkında 22.02.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan soruşturma dosyasının birleştirilmesi üzerine Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2019 tarihli ve 2019/2881 Soruşturma, 2019/215 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve karar içeriğinde kararın tekrar tebliğine yer olmadığına karar verilerek karar infazının kaldığı yerden devamına karar verildiği, şüphelinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazını 08.01.2020 tarihinde tamamladığı, 2. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 05.02.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2020 tarihli ve 2019/2881 Soruşturma, 2021/1225 Esas, 2021/851 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda; Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.06.2022 tarihli ve 2021/182 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, B. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/175 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemesinde; 1. Şüpheli hakkında, 16.09.2016 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2017 tarihli ve 2016/1337 Soruşturma, 2017/1694 Esas, 2017/346 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/175 Esas, 2018/84 Karar sayılı kararı ile sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca beş yıl süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği, kararın, itirazın edilmeksizin 28.03.2018 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/285 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/762 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/167 Esas sayılı dosyası üzerinden derdest olduğu, Anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibarıyla da usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Yine, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, yukarıda yer verilen 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği Dairemizce kabul edilmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da (6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin geçiş hükümleri saklı kalmak kaydıyla) sadece bir kez verilebileceği gözetilerek, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise, bunlardan hangisinin usûlüne uygun olarak verilip kesinleştiğinin tespitinin gerekeceği ve tespit edilen kesinleşme tarihine kadar işlenen sübut bulan tüm eylemlerin tek suç olarak, cezanın bireyselleştirilmesi yönünden 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağı kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında; D. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında 16.09.2016 tarihli eylem nedeniyle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği, zorunlu olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri bulunmadığı için 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmadığı, incelemeye konu dosya kapsamında ise birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından; Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/175 Esas, 2018/84 Karar sayılı dosyasının akıbeti araştırılıp, UYAP ve adli sicilde sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başkaca açık ve kapalı kaydın bulunup bulunmadığı da araştırılıp, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sanık hakkında yeniden 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmesi gerekip gerekmediği veya usûlüne uygun verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı belirlenip buna göre eylemlerin tek suç, ihlâl, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/182 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi.