Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3543 E. , 2025/9114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/441 E., 2022/661 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda beli
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3543 E. , 2025/9114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/441 E., 2022/661 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 11 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 24.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/8850 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20758 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20758 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 22/09/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2020 tarihli ve 2020/1279 sayılı iddianamesi ile inceleme konusu dosyaya birleştirilen dosyalar yönünden,31/08/2020 tarihli aynı neviden eylemi nedeni ile Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 13/01/2021 tarihli ve 20221/222 sayılı iddianamesi ve 11/08/2020 tarihli aynı mahiyetteki eylemi nedeni ile Keçiborlu Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2020 tarihli ve 2020/60 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2022 tarihli ve 2020/441 esas, 2022/661 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Yine aynı sanık hakkında 28/07/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/09/2020 tarihli ve 2020/9566 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2021 tarihli ve 2020/287 esas, 2021/384 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın 31/08/2020 ve 11/08/2020 tarihli eylemlerinin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/287 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 01/09/2020 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, anılan Mahkemenin 09/06/2021 tarihli ve 2020/287 esas, 2021/384 sayılı kararının evvelce 02/10/2021 tarihi itibariyle itiraz edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, 11/08/2020 ve 31/08/2020 tarihli suçlara esas birleşen dosyalar yönünden Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2021 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle ve sanığın 22/09/2020 tarihli eyleminin hukuki kesintiden sonra oluşmuş ayrı bir eylem olarak değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 22.09.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2020 tarihli ve 2020/4764 Soruşturma, 2020/1747 Esas, 2020/1279 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/441 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, B. Şüpheli hakkında, 11.08.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Keçiborlu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2020 tarihli ve 2020/585 Soruşturma, 2020/76 Esas ve 2020/60 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/114 Karar sayılı kararı ile Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/441 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.10.2022 tarihli ve 2020/441 Esas, 2022/661 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 11 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, D. Dosya arasında bulunan Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/287 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 28.07.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2020 tarihli iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/384 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 02.10.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Dosyalar kapsamına göre; 31.08.2020 tarihli eylemin inceleme dışı sanık... yönünden kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine esas alındığı, sanık ... yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne esas alınmadığının Mahkeme gerekçesinde de açıkça belirtildiği anlaşıldığından, 31.08.2020 tarihli eylem yönünden Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede yer alan görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2020/441 Esas, 2022/661 Karar sayılı dosyasına konu suç tarihinin 22.09.2020, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.10.2020 olduğu, birleşen Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/114 Karar sayılı dosyasına konu suç tarihinin 11.08.2020, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.10.2020 olduğu, Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/384 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 28.07.2020, iddianame düzenleme tarihinin 01.09.2020 olduğu, 11.08.2020 ve 28.07.2020 tarihli her iki suçun da 01.09.2020 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, 22.09.2020 tarihli eylemin ise ayrı suç oluşturduğu dolayısıyla, 11.08.2020 tarihli suça esas birleşen dosya yönünden Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle ve sanığın 22.09.2020 tarihli eyleminin hukuki kesintiden sonra oluşmuş ayrı bir eylem olarak değerlendirilerek ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde 11.08.2020 ve 22.09.2020 tarihli eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine esas alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2020/441 Esas, 2022/661 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi.