Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4208 E. , 2025/10308 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4208 E. , 2025/10308 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 08.07.2013 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 26.11.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 16.07.2013 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 03.11.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2024/3389 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31995 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31995 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, sanığın 31/10/2010 tarihli eylemi nedeni ile Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/12/2010 tarihli iddianame ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/06/2013 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, 28/10/2010 tarihli eylemi nedeni ile Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/01/2011 tarihli iddianame ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Sanığın 02/12/2010 tarihli eylemi nedeni ile Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/05/2011 tarihli iddianame ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2013 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, 15/07/2010 tarihli eylemi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/05/2013 tarihli iddianame ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde ise İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmakla; Bu halde sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/12/2010 tarihli iddianameden önce gerçekleşmiş olmaları karşısında, birleştirme kararı verilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1349 Esas ve 2013/807 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Şüpheli hakkında, 02.12.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2011 tarihli ve 2011/12008 Soruşturma, 2011/7898 Esas, 2011/5072 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, Beyoğlu 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.07.2011 tarihli ve 2011/2620 Esas, 2011/1548 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 14.09.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.05.2013 tarihli ve 2012/1349 Esas, 2013/807 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/62 Esas ve 2014/201 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Şüpheli hakkında, 28.10.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2011 tarihli ve 2011/923 Soruşturma, 2011/1330 Esas, 2011/913 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, Beyoğlu 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.02.2011 tarihli ve 2011/397 Esas, 2011/142 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08.03.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra yükümlülüklerine uymaması nedeniyle dosyanın ele alınarak İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.10.2014 tarihli ve 2014/62 Esas, 2014/201 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/82 Esas ve 2013/936 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Şüpheli hakkında, 31.10.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2010 tarihli ve 2010/34047 Soruşturma, 2010/22714 Esas, 2010/16403 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2011 tarihli ve 2011/34 Esas, 2011/590 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09.06.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, denetime uymadığının bildirilmesi üzerine, İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarihli ve 2012/399 Esas, 2012/1135 Karar sayılı kararı ile tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 10.09.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.06.2013 tarihli ve 2013/82 Esas, 2013/936 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/220 Esas ve 2014/292 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Şüpheli hakkında, 15.07.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2013 tarihli ve 2013/28494 Soruşturma, 2013/31977 Esas, 2013/15681 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.10.2014 tarihli ve 2014/220 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. E. Dosyalar kapsamına göre, Sanığın 15.07.2010, 28.10.2010, 31.10.20 10... .12.2010 tarihli eylemlerinin Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.12.2010 tarihli ilk iddianameden önce işlenmiş olması karşısında; aynı nitelikteki suçlar nedeniyle ayrı mahkemelere ayrı davalar açılması üzerine, ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği, sanığın, farklı tarihlerde "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçlarını işlediği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, verilen kararlar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli ve 2012/1349 Esas, 2013/807 Karar sayılı, İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/62 Esas, 2014/201 Karar sayılı, İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.06.2013 tarihli ve 2013/82 Esas, 2013/936 Karar sayılı ve İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/220 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a-b maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi.