Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4292 E. , 2025/9943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/523 E., 2019/165 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4292 E. , 2025/9943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/523 E., 2019/165 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 19.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/29669 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın incelemeye konu 02/10/2016 tarihli eylemi sebebiyle Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 17/01/2017 tarihli ve 2016/5520 soruşturma, 2017/1 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, Sanığın incelemeye konu 17/06/2016 tarihli eylemi sebebiyle ise ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2018 tarihli ve 2018/1140 soruşturma, 2018/111 sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini takiben Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2018 tarihli ve 2018/797 soruşturma, 2018/523 esas, 2018/521 sayılı iddianamesi ile açılan davada 17/06/2016 tarihli eylemin Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/01/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın verilmesinden önce olduğu, suçun işlendiği yerin ... olduğundan bahisle Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilmesini takiben yapılan yargılama sonucunda ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, 17/06/2016 tarihli eylemin Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/01/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın verilmesinden önce olduğu, denetim süresi içerisinde işlenen bir ihlal suçunun bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-17/06/2016 tarihli eylemin Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/01/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali olduğunun kabul edildiği durumda ise, yargılama yapma ve görevinin Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesi olduğu cihetle, karşı yetkisizlik kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 02.10.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 17/01/2017 tarihli ve 2016/5520 Soruşturma, 2017/1 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) kayıtlı PTT sorgulaması sonucuna göre erteleme kararının şüpheliye 06.02.2017 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 24.02.2017 tarihinde gönderildiği, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladığı, devam ederken Cumhuriyet Başsavcılığı yazısına istinaden infazın sonlandırıldığı, B. 17.06.2016 tarihli eylem nedeniyle başlatılan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu kapsamında başlatılan soruşturma kapsamında şüphelinin de aralarında bulunduğu şahıslar hakkında ... Sulh Ceza Hakimliğinin 19.12.2016 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 75. maddesi uyarınca alınan ve 23.12.2016 tarihinde incelenmek üzere numunesi gönderilen biyolojik örnekler üzerinde yapılan incelemede 18.01.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna THC-COOH bulunduğunun anlaşılması üzerine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma dosyasının 04.05.2017 tarihinde tefrik edildiği ve şüpheli hakkında 30.01.2018 tarihinde verilen tefrik kararı sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarihli ve 2018/1140 Soruşturma numaralı kararı ile suç tarihi rapor tarihi olan 18.01.2017 tarihi olarak kabul edilip bu eylemin 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, soruşturma dosyaları 01.03.2018 tarihinde birleştirilip Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2018 tarihli ve 2018/797 Soruşturma, 2018/523 Esas, 2018/521 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ve 2018/257 Esas, 2018/173 Karar sayılı " ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya konu suçun ise 17.06.2016 tarihinde işlendiği, dolayısıyla sanığın erteleme kararı verilmeden önce ... ilçesinde atılı suçu işlediği ve erteleme süresinden önce işlenen bu suçun yeni bir suç olduğu ve bu suçun işlendiği yerin .../AYDIN olduğu anlaşılmakla ... Asliye Ceza Mahkemesi yetkili olduğu" gerekçesi ile yetkisizlik kararı verildiği, D.Yetkisizlik kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.02.2019 tarihli ve 2018/523 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve koşulları bulunmadığı halde 5237 Sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi hükmü gereği zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı; tasfiye niteliğinde olup, suç tarihi 28.06.2014 tarihi öncesi olup anılan Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği bu tarih itibariyle kamu davası zaten açılmış olan derdest dosya kapsamında, bu derdest dosyayı inceleyen Mahkemece değerlendirilmesi gereken hükümdür. Bu şekildeki derdest olan dosya kapsamında sanık hakkında bu Mahkeme, incelediği ve sabit kabul ettiği eylem yönünden, 28.06.2014 tarihinden önce doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı vermemişse, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı başka mahkemelerce verilmiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararları ile adli sicil kaydındaki hükümlülükleri dikkate almaksızın, artık 28.06.2014 tarihinden sonra kurulacak olan hükümde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesini uygulama imkanı kalmadığından, zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi gerekmektedir. Ancak, suç tarihi 28.06.2014 tarihi sonrası olan dosyalar kapsamında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenme yürürlükte olduğundan ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiğinden, kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında sanığın 02.10.2016 tarihli eylemi nedeniyle öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve ihlâl üzerine erteleme kararı kaldırılarak 27.03.2018 tarihinde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, uygulanma koşulu bulunmadığı halde 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve yine bu kararın 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi kapsamında takdiren verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olarak da kabul edilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye 06.02.2017 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, erteleme kararı kesinleşmeden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1140 Soruşturma numaralı dosyasına konu edilen suç tarihinin 17.06.2016 tarihi değil Adli Tıp Kurumunun rapor tarihi olan 18.01.2017 tarihi olduğu dolayısıyla ihlâl kabul edilen 18.01.2017 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, anlaşıldığından; Kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de, Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü kapsamında ihlâl nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 02.10.2016 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan kamu davası bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağan ve olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibarıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerektiği, anlaşıldığından; Kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/523 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.