İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4644 Karar: 2025/14019 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4644 K.2025/14019

10. Ceza Dairesi 2024/4644 E. , 2025/14019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/984 E., 2023/128 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4644 E. , 2025/14019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/984 E., 2023/128 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4644 E. , 2025/14019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/984 E., 2023/128 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 22.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2024/380 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35635 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35635 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 25/01/2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09/12/2022 tarihli ve 2022/190790 soruşturma, 2022/81094 esas, 2022/61466 sayılı iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine hükmedilmiş ise de, Somut olayda, adı geçen şüphelinin evvelce 24/04/2019 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suç sebebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2019 tarihli ve 2019/78816 soruşturma, 2019/3388 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde 11/12/2019 tarihinde aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2022 tarihli ve 2021/1610 esas, 2022/10 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesini takiben, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 28/09/2023 tarihli ve 2022/2410 esas, 2023/1715 sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde gerçekleşen 11/12/2019 tarihli olayda uyuşturucu maddenin sanıktan hukuka aykırı şekilde ele geçirilmiş olması nedeniyle anılan eylemin ihlal niteliğinde olmayıp, incelemeye konu 25/01/2022 tarihli eylemin ihlal niteliğinde olduğundan bahisle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği nazara alındığında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2019 tarihli ve 2019/78816 soruşturma, 2019/3388 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan ve denetim süresi içerisinde işlenen inceleme konusu 25/01/2022 tarihli eylemin ayrı bir suç oluşturmadığı, ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı cihetle, ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.01.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli ve 2022/190790 Soruşturma, 2022/81094 Esas, 2022/61466 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.02.2023 tarihli ve 2022/984 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1610 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında 24.04.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.07.2019 tarihli ve 2019/78816 Soruşturma, 2019/3388 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin 11.12.2019 tarihinde aynı nev'iden suçu ihlâl kabul edilerek erteleme kararının kaldırılarak 29.06.2020 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2022 tarihli ve 2021/1610 esas, 2022/10 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2022/2410 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde gerçekleşen 11.12.2019 tarihli olayda uyuşturucu maddenin sanıktan hukuka aykırı şekilde ele geçirilmiş olması nedeniyle anılan eylemin ihlâl niteliğinde olmayıp, incelemeye konu 25.01.2022 tarihli eylemin ihlâl niteliğinde olduğundan bahisle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, Somut olayda, 25.01.2022 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın mahkûmiyetine dair dayanak İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2022 tarihli ve 2021/1610 esas, 2022/10 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2022/2410 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde gerçekleşen 11.12.2019 tarihli olayda uyuşturucu maddenin sanıktan hukuka aykırı şekilde ele geçirilmiş olması nedeniyle anılan eylemin ihlâl niteliğinde olmayıp, incelemeye konu 25.01.2022 tarihli eylemin ihlâl niteliğinde olduğundan bahisle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, ancak dayanak dosyanın denetime elverecek şekilde incelemeye konu dosya arasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı ve kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceği veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ve 2022/984 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla