Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4647 E. , 2025/14021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI: 2010/861 E., 2011/790 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4647 E. , 2025/14021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI: 2010/861 E., 2011/790 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kartal (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 25.07.2011 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/30411 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35723 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35723 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/05/2019 tarihli ve 2018/2861 esas, 2019/3321 karar sayılı ilamında, "Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemleri, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılacağından, tedbirin infazı sırasında yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesinde “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Görüldüğü üzere, yasa maddesinde davaya devam olunabilmesi için aranan şart “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama” şartı olup, hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten farklı olarak “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartı aranmamaktadır. Bir yargılama şartı olarak “ısrar” koşulu 6545 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Bu nedenle, infaza ilişkin usulî değişiklikler geriye yürümeyeceğinden 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden önceki dönemde uygulanan ve uygulaması bu tarihten önce sona ermiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin olarak “ısrar şartı” aranmayacaktır." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının uygulanmasına ilişkin olarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki mevcut düzenlemeler kapsamında “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartı aranmadığı gözetilerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasında "Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.” ve ikinci fıkrasının da “Yukarıdaki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, somut olayda İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17/03/2010 tarihli ve 2010/371 DS sayılı uyarı yazısının 29/03/2010 tarihinde sanığın aynı konutta birlikte yaşadığı kardeşi ... imzasına tebliğ edildiği, dosya içerisinde bulunan ... Askerlik Şubesi Başkanlığınca düzenlenen 22/05/2009 tarihli belgeye göre sanığın tebliğ tarihinde askerlik görevini yaptığının anlaşılması karşısında, tebligat tarihinde asker olduğu anlaşılan sanığa 7201 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen usûle uyulmadan yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle kamu davasının durmasına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.03.2007 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2007 tarihli ve 2007/7914 Soruşturma, 2007/2792 Esas, 2007/972 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Kartal (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarihli ve 2007/542 Esas, 2008/633 Karar sayılı kararı ile, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile birlikte aynı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 10.09.2008 tarihinde kesinleştirildiği, C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Kartal (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.06.2011 tarihli ve 2010/861 Esas, 2011/790 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 25.07.2011 tarihinde kesinleştirildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. Kartal (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarihli ve 2007/542 Esas, 2008/633 Karar sayılı kararı ile hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı için İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.03.2010 tarihli ve 2010/371 DS sayılı yazısının 29.03.2010 tarihinde sanığın aynı konutta birlikte yaşadığı kardeşi ... imzasına tebliğ edildiği, tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama sebebi gösterilmediği gibi dosya içerisinde bulunan ... Askerlik Şubesi Başkanlığınca düzenlenen 22.05.2009 tarihli belgeye göre sanığın 20.01.2009 - 20.04.2010 tarihleri arasında askerlik görevinde olmasından dolayı denetimli serbestlik kararının askerlik bitim tarihi olan 20.04.2010 tarihine kadar ertelendiği halde denetimli serbestlik için yapılan yapılan tebligatın ise bu tarihten önce 29.03.2010 tarihinde yapıldığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede ise sanığın tebliğ tarihinde Gebze Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu bulunduğunun anlaşılması karşısında, İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatın usûlüne uygun olmaması nedeniyle denetimli serbestlik tedbirinin devamına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Kartal (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarihli ve 2007/542 Esas, 2008/633 Karar sayılı kararı ile, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile birlikte aynı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/7. maddesi uyarınca "hükmolunan cezanın aynen infazına" karar verilmesi yerine, duruşma açılıp yeniden hüküm kurulmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kartal (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.06.2011 tarihli ve 2010/861 Esas, 2011/790 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.