KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2024/570 E., 2024/22028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve kenevir ekme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; A. Suçun unsurlarının oluşmadığına, B. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, C. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın kan örneği üzerinde teknik yöntemlerle inceleme yapılmadığı için sanığın kullanıcı olduğunun saptanamadığına, salt idrar örneği üzerinde teknik inceleme yapılmasının yeterli olmadığına, sanığın rapora tabi ilaç kullandığına, D. Sanığın ikametinde arama yapılmasını gerektirecek seviyede şüphenin oluşmadığına, E. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması esnasında sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kenevir ekme suçundan kurulan hüküm yönünden:
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin
düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden:
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emri uyarınca sanığın evinde yapılan arama ile delillerin hukuka uygun yöntemlerle ele geçirildiği, ek savunması alınmadan duruşmada kendisine adli sicil sabıka kaydı okunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasının savunma hakkını ihlal etmediği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık hakkında kenevir ekme suçundan kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞIOYGEREKÇESİ
5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafilerine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz.
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır" ifadesi, "iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir" anlamındadır.
Adli sicil kayıtlarında birden fazla hüküm bulunduğunda, bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğu konusunda mahkemelerin bile zaman zaman yanıldığı, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alındığı dikkate alındığında, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bile uygulamada yanıldıkları bir konuda sanığın adli sicil kayıtlarındaki hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğunu bilmesini beklemenin doğru olmayacağı kanaatindeyiz.
Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı CMK'nın 209. maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Tekerrür oluşturan mahkûmiyet hükmünün yer aldığı adlî sicil kaydının duruşmada okunması üzerine sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu veya bu belgeye karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesinin ek savunma yerine geçmesi mümkün değildir.
Emredici nitelikte olan 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gözardı edilerek, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı CMK'nın 58. maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/570, K. 2024/22028, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama