İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/6209 Karar: 2025/13601 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6209 K.2025/13601

10. Ceza Dairesi 2024/6209 E. , 2025/13601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1. Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2021/57 E., 2021/915 K. 2. 2021/577 E., 2023/326 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZM

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/6209 E. , 2025/13601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1. Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2021/57 E., 2021/915 K. 2. 2021/577 E., 2023/326 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZM

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/6209 E. , 2025/13601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1. Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2021/57 E., 2021/915 K. 2. 2021/577 E., 2023/326 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 29.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 20.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2024 tarihli ve 2023/24962 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56008 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56008 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,... Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 25/01/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/06/2018 tarihli ve 2018/1945 soruşturma, 2018/40 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan kararda, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, İncelemeye konu suçlar bakımından, her ikisini de kapsayacak şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu suçların ayrı ayrı yargılama konusu olamayacağı anlaşılmakla, kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/57 Esas ve 2021/915 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 06.02.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2021 tarihli ve 2020/1397 Soruşturma, 2021/169 Esas, 2021/130 sayılı iddianamesi ile Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda; Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.11.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/577 Esas ve 2023/326 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 24.07.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2021 tarihli ve 2021/6151 Soruşturma, 2021/3489 Esas, 2021/2559 sayılı iddianamesi ile Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, davanın 2021/577 esasa kaydedildiği, 2. Yine şüpheli hakkında 14.09.2021 tarihli aynı nev'i suçtan Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2022 tarihli ve 2022/944 Soruşturma, 2022/374 Esas, 2022/278 sayılı iddianamesi ile Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının, 30.12.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/552 Karar sayılı birleştirme kararı ile Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/577 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.04.2023 tarihli ve 2021/577 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dayanak Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/201 Esas ve 2020/448 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 25.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2018 tarihli ve 2018/1945 Soruşturma, 2018/40 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin hatalı şekilde "7 gün" olarak gösterildiği, şüpheliye 27.06.2018 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Kütahya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 17.12.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturcu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2020 tarihli ve 2020/4510 Soruşturma, 2020/1402 Esas, 2020/1045 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/201 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasna ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 11.11.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.07.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli ve 2023/407 Esas, 2023/458 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin 7 gün olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği gerekçesiyle, CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 08.09.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 06.02.2020 tarihli suçtan dolayı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, yine inceleme konusu 24.07.20 21... .09.2021 tarihli suçlardan dolayı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli ve 2023/407 Esas, 2023/458 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve mahkûmiyet kararları Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararı ile Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli ve 2021/577 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla