İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6202 K.2025/13596

Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,…

Esas2024/6202Karar2025/13596Tarih16 Aralık 2025Okuma5 dk · 954 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/6202 E., 2025/13596 K.

Karar tarihi
16 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/608 E., 2019/694 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

954 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 14.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/31338 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56884 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56884 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Suç tarihi ile şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı süreçte yürürlükte olan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3. maddesinde. "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır.

Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde ise infaza son verilerek kayıtlar kapatılır." şeklinde belirtildiği üzere, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar şartının gerçekleşmesi için yükümlülüğün iki defa ihlâl edilmesi gerektiği, denetim dosyasının kapatılması için ise yükümlülüğün ilk ihlâli sonrasında uyarı tebliğinin yapılmasını müteakip ikinci ihlâlin gerçekleşmesi gerektiği nazara alındığında.

Somut olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/01/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar neticesinde, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 25/02/2016 tarihli ve 2016/1459 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın adres kayıt sisteminde yer alan adresine tebliğ edildiği,

anılan tebliğ usule aykırı olmakla birlikte sanığın anılan tebliğ tarihinden önce ve süresi içinde 18/02/2016 tarihinde bizzat denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuru yaptığı anlaşılmış ise de, sanığın 18/07/2016 tarihinde tedbire aykırı davranması nedeniyle 08/08/2016 tarihli ve 2016/1459 DS sayılı uyarı yazısının 17/08/2016 tarihinde bilinen son adresine tebliğ edildiği, ancak anılan tebligatta komşu ismi yazılı olmadığından tebligatın usulsüz olduğu ve usulsüz tebligattan sonraki ihlal ile ısrar şartının gerçekleşmediği,

bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.

Şüpheli hakkında, 29.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli ve 2016/11977 Soruşturma, 2016/238 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın şüpheliye 09.02.2016 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.

Şüphelinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2017 tarihli ve 2016/11977 Soruşturma, 2017/1083 Esas, 2017/916 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara

31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli ve 2017/295 Esas, 2017/1470 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği, D.

Sanığın denetim süresi içerisinde 02.10.2018 tarihinde işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Ankara

31. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.09.2019 tarihli ve 2019/608 Esas, 2019/694 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

E. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşullarının Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30.maddesinde gösterildiği, anılan maddeye göre "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması,

imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerektiği, dolayısıyla, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği dikkate alındığında, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği,

yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle uyarı yazısı tebliğinin usulsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun uyarı tebligatı yapılmadığı için yükümlülük ihlâlinde ısrar ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği, anlaşıldığından.

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/608 Esas, 2019/694 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti

Olay Özeti: Ankara'da 2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan erteleme kararı verilen şüpheli, denetimli serbestlik müdürlüğüne süresinde bizzat başvurmuş, ancak 18.07.2016'da tedbire aykırı davranınca çıkarılan uyarı yazısı komşu ismi yazılmayan bir mazbatayla tebliğ edilmişti. Israr gerekçesiyle açılan davada önce HAGB verilmiş, denetim süresinde işlenen hırsızlık ve diğer suçlardan mahkûmiyet ihbarı üzerine hüküm açıklanarak 1 yıl 8 ay hapse karar verilmişti; 10. Ceza Dairesi kesinleşen bu hükmü kanun yararına bozma isteminde inceledi.

Hukuki İlke

Hukuki İlke: Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesi uyarınca muhatap adreste bulunmazsa tebliğ memuru bunun sebebini komşu, yönetici, kapıcı gibi kişilerden araştırıp beyan ve imzalarını mazbataya yazmak zorundadır; beyanda bulunan komşunun açık kimliği mazbatada gösterilmemişse tebliğ usulsüzdür, usulsüz uyarı tebliğinden sonraki ihlalle yükümlülüğe uymamada ısrar şartı gerçekleşmez ve kovuşturma şartı oluşmaz.

Uygulama Sonucu

Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek açıklanan mahkûmiyet hükmünü oy birliğiyle bozdu; ısrar şartı gerçekleşmediğinden mahkemenin durma kararı verip denetimli serbestlik infazının sonucunu beklemesi gerekiyordu.

Dava Strateji Notu

Dava Strateji Notu: TCK 191 dosyalarında ısrar şartının denetimi uyarı yazısının tebliğ mazbatasından başlar; mazbatada bilgi alınan komşunun adının yazılmaması dahi tebliği geçersiz kıldığından, savunma her tebligat evrakının fiziki içeriğini incelemeli ve tek bir usulsüz uyarı tebliğinin tüm mahkûmiyeti düşürebileceğini unutmamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm
  7. Özgün Analiz

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6202
Karar No
2025/13596
Tarih
16 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6201 K.2025/3438
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6199 K.2024/26324
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6029 K.2025/11177
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/786 K.2018/4486
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/609 K.2025/3421
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/607 K.2025/3479

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.