İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/6220 Karar: 2025/12196 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6220 K.2025/12196

10. Ceza Dairesi 2024/6220 E. , 2025/12196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/335 E., 2016/723 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında ku

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/6220 E. , 2025/12196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/335 E., 2016/723 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında ku

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/6220 E. , 2025/12196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/335 E., 2016/723 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve aynı Kanun'un 62. ve 52. maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin 14.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/27280 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." şeklindeki ve 191/4-a maddesinde yer alan "kişinin, erteleme süresi zarfında; a) kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemenin yer aldığı, Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemlerinin, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılması gerektiği, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra yapılan infaz işlemlerinde, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; sanığa tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligat yapılması, sanığın başvuruda bulunmaması halinde, "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesi ile dava açılabileceği nazara alındığında, Dosya kapsamında, sanığın 03/03/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/01/2014 tarihli ve 2013/449 Esas, 2014/46 sayılı kararıyla sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmedildiği, kararın 11/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen çağrı yazısının, sanığın mernis adresinde eşine 27/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ üzerine sanığın denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı, sanık hakkında "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması tebligat çıkartılmaması sebebiyle, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar etmiş olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 03.03.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2013 tarihli ve 2013/32145 Soruşturma, 2013/14916 Esas, 2013/6470 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli ve 2013/449 Esas, 2014/46 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 19.03.2014 tarihinde kesinleştiği, C. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18.06.2014 tarihli ve 2014/1299 DS sayılı çağrı yazısının 27.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, D. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak, 20.11.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/713 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve aynı Kanun'un 62. ve 52. maddeleri uyarınca hükmedilen 6.000,00-TL adli para cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13.03.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.10.2016 tarihli ve 2016/335 Esas, 2016/723 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 52. maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklikle davaya devam olunabilmesi için yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta "ısrar" etme koşulunun getirildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 02.05.2019 tarihli ve 2018/172 Esas, 2019/373 Karar sayılı kararı ile; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden önce işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı amacıyla gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğine rağmen başvuruda bulunmayan sanığa, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce bu hususta ikinci bir tebligat yapılmasına gerek bulunmadığına karar verilmiş olduğundan; 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilen sanığa, Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurarak denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına başlaması için uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderildiği, sanığın çağrıya uymadığı ve bu şekilde yükümlülüklerini ihlal edip denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı, somut olayda "ısrar" şartının aranmayacağı, suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilme koşullarının bu yönüyle oluştuğu, kararın Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiş, istemin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yarraına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla