Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/6222 E. , 2025/10750 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesinin SAYISI : 1. 2015/532 E., 2015/562 K. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma su
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/6222 E. , 2025/10750 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesinin SAYISI : 1. 2015/532 E., 2015/562 K. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 11.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/534 Esas, 2017/214 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/24191 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56001 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56001 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2015 tarihli kararının 11/01/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07/07/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarihli ve 2015/532 esas, 2015/562 sayılı kararının, İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2015 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/03/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı başvurulacak kanun yolu ve süresi belirtilmiş ise de, anılan kararın şüpheliye tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve dolayısı ile Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından yapılan infaza ilişkin işlemlerin hukukî sonuç doğurmayacağından kovuşturma şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunmadığı anlaşılmakla, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazına da başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, İncelemeye konu suçlar bakımından, her ikisini de kapsayacak şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu suçların ayrı ayrı yargılama konusu olamayacağı anlaşılmakla, kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararının 11.01.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07.07.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 1.Şüpheli hakkında, 26.01.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2015 tarihli ve 2015/618 Soruşturma, 2015/31 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği gibi erteleme kararının tebliğe de çıkarılmadığı, tedbirin infazı için 30.03.2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2.Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2015 tarihli ve 2015/618 Soruşturma, 2015/2119 Esas, 2015/1954 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.12.2015 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, B. İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/534 Esas, 2017/214 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1.Şüpheli hakkında, 07.07.2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 tarihli ve 2016/5841 Soruşturma, 2016/2253 Esas, 2016/2026 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/534 Esas, 2017/214 Karar kanun yararına bozma istemine konu sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Sanık hakkında İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmediği gibi, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği gibi 07.07.2016 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan inceleme konusu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Her iki dava dosyası birleştirilip, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/532 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararının ve İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/534 Esas, 2017/214 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.10.2025 tarihinde karar verildi.