Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/7512 E. , 2025/574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/752 E., 2024/1460 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme netice
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/7512 E. , 2025/574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/752 E., 2024/1460 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dosya kapsamına göre, sanığın, diğer sanık ... ile birlikte tanık ... uyuşturucu madde satması ve paketler halinde metamfetamin maddesini bulundurmasına ilişkin eylemleri sabit ise de; sanığın üzerinde ele geçirilen sentetik uyuşturucu maddenin miktarına göre savunmasının aksine; suça konu sentetik maddeyi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İzmir BAM 3. Ceza Dairesi duruşmalı istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay 10. Ceza Dairesi temyiz üzerine iki sanık hakkındaki hükümleri ayrı ayrı incelemiş; bir sanık yönünden hükmü onarken diğeri yönünden üzerinde ele geçen sentetik maddenin miktarını gerekçe yaparak hükmü bozmuştur.
Hukuki İlke: Sanığın üzerinde ele geçirilen sentetik uyuşturucu maddenin miktarı, kullanma savunmasının aksini gösterecek düzeyde değilse, maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna dair mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadan TCK'nın 188/4-a maddesi uygulanarak ceza verilemez; satış eylemi başka delillerle sabit olsa dahi bulundurulan maddenin ticari amaca özgülendiği ayrıca kanıtlanmalıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, bir sanık hakkındaki hükmü CMK 302/1 gereği temyiz isteminin esastan reddiyle onamış; diğer sanık hakkındaki hükmü ise miktara göre kullanım savunmasının aksinin kanıtlanamamasına rağmen TCK 188/4-a uygulanarak fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu ticareti dosyasında müdafi, ele geçen madde miktarının kişisel kullanım sınırında kaldığını somut olarak işlemeli; bu karar, satış eylemi sabit görülse bile üzerinde bulunan ayrı maddenin ticari amaçla bulundurulduğunun kesin delille kanıtlanmadıkça 188/4-a nitelikli halinin uygulanamayacağını gösteren güçlü bir temyiz dayanağıdır.