İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/7676 Karar: 2025/9319 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/7676 K.2025/9319

10. Ceza Dairesi 2024/7676 E. , 2025/9319 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/249 E., 2024/425 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/7676 E. , 2025/9319 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/249 E., 2024/425 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/7676 E. , 2025/9319 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/249 E., 2024/425 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Dairemizin 11.10.2023 tarihli ve 2021/771 Esas, 2023/8624 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/736 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez 06.02.2024 tarihinde düzenlenen iddianame ile Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/249 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan mükerrer kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla, anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 06.02.2024 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, B. Sanıktan ele geçirilen maddeye ilişkin ekspertiz raporunun dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, suça konu maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olup olmadığına ilişkin ekspertiz raporu var ise aslı veya onaylı örneğinin temin edilerek dosyaya konulması, yok ise rapor aldırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve diğer tutanakların da dosyada ve UYAP sisteminde bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, C. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nnın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/4 (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, D. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la getirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda Dairenin önceki bozma ilamına uyan Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesi durma kararı vermiş; buna rağmen aynı eylem için 06.02.2024 tarihli ikinci bir iddianameyle yeni esas üzerinden mükerrer dava açılmış ve sanık bu dosyadan mahkûm edilmiştir. Dosyada ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu da bulunmamaktadır.

Hukuki İlke: Durma kararı davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığından yargılama aynı dosya üzerinden yürütülmelidir; CMK 223/7 uyarınca aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden açılmış dava varken ikinci davada mahkûmiyet kurulamaz, mükerrer dava yönünden ret kararı verilmesi gerekir. Ayrıca TCK 191/5'e göre erteleme süresi içinde tekrar kullanım amaçlı bulundurma ihlal nedeni sayılır ve ayrı soruşturma-kovuşturma konusu yapılamaz; maddenin niteliği de ekspertiz raporuyla saptanmalıdır.

Uygulama Sonucu: Hüküm; mükerrer dava üzerinden mahkûmiyet kurulması, ekspertiz raporunun dosyada bulunmaması, TCK 191/5 kapsamında önceki tedbir dosyalarının araştırılmaması ve tekerrüre esas ilamda 6545 sonrası uyarlama yapılıp yapılmadığının sorgulanmaması nedenleriyle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Kullanım amaçlı bulundurma dosyalarında müdafi, aynı eylem için daha önce durma veya erteleme kararı verilmiş bir dosya olup olmadığını UYAP kayıtlarından mutlaka taratmalıdır; varsa ikinci dava CMK 223/7 ile ret, TCK 191/5 ile kovuşturma şartı yokluğu itirazlarına açıktır. Ekspertiz raporu bulunmayan dosyada maddenin uyuşturucu niteliği kanıtlanmamış demektir; tekerrür uygulanan eski TCK 191 mahkûmiyetlerinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da ayrıca sorgulanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla