KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/10140 E., 2026/1076 K.
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2620 E., 2025/1784 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
350 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 6. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, İlişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince,
eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü düzelterek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının kaldırılabilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, hükümdeki hukuka aykırılıkları düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Ancak bölge adliye mahkemesi bu düzeltmeyi, delil değerlendirmesi yaparak TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasını kaldırmak suretiyle duruşma açmadan gerçekleştirmiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu usulü resen sorunlu bulmuştur.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK 280/1-a uyarınca düzelterek esastan ret, yalnızca CMK 303/1'in (a), (c)-(h) bentlerindeki ihlallerle sınırlıdır; bölge adliye mahkemesi delil değerlendirmesi yaparak TCK 43 uygulamasını kaldıracaksa CMK 280/1-g uyarınca duruşma açıp delilleri değerlendirdikten sonra hüküm kurmak zorundadır. Duruşmasız yapılan bu müdahale CMK 289/1-h kapsamında hukuka kesin aykırılıktır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, zincirleme suç uygulamasının duruşma açılmadan dosya üzerinden kaldırılmasını kesin hukuka aykırılık sayarak Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararını CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozmuş ve dosyayı CMK 304/2-b gereği takdiren aynı ceza dairesine göndermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: İstinaf mahkemesinin dosya üzerinden 'düzelterek ret' adı altında delil değerlendirmesi gerektiren esaslı bir değişiklik (zincirleme suçun kaldırılması, vasıf değişikliği gibi) yapması başlı başına bozma sebebidir; müdafi, sonuç lehe görünse bile bu usul aykırılığını temyizde ileri sürerek duruşmalı yeniden inceleme elde edebilir. Duruşma açılması, savunmaya delilleri sözlü tartışma ve tanık dinletme imkânı da kazandırır.