İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/10153 Karar: 2026/2527 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/10153 K.2026/2527

10. Ceza Dairesi 2025/10153 E. , 2026/2527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3192 E., 2025/3387 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/10153 E. , 2026/2527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3192 E., 2025/3387 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/10153 E. , 2026/2527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3192 E., 2025/3387 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 7. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ve 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ Kolluk kuvvetlerince rutin devriye görevi esnasında sanık ... ile dosyada beyanlarına başvurulan ... ve ...'ın bir arada görüldüğü, ...'in bir cismi ayağı ile ezmeye çalıştığı, bahse konu cisimler incelendiğinde 4 parça halinde metamfetamin maddesinin olduğu, ...'in soruşturma aşamasında "müdafii olmaksızın" şüpheli sıfatıyla kolluk tarafından alınan beyanında uyuşturucu maddeyi 3.000,00 TL karşılığında sanıktan aldığını beyan ettiği, mahkemede ise beyanlarından dönerek uyuşturucu maddeleri ...'den tanımadığı bir şahıstan aldığını ifade ettiği, ...'in de sanığın uyuşturucu madde sattığına dair bir görgüsünün olmadığını beyan ettiği olayda; üzerinde herhangi bir suç unsuru çıkmayan sanık hakkında, ...'ın kendi rızasıyla verdiği cep telefonu üzerinde 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi gereğince alınmış bir karar olmadan incelenen mesaj içerikleri esas alınarak hüküm kurulamayacağı ve CMK'nın 148/4. fıkrası uyarınca, ...'in müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ve duruşmada doğrulamadığı beyanlarının hükme esas alınamayacağı, duruşmada dinlenen tutanak tanığının da şahıslar arasında uyuşturucu alışverişi görmediğini beyan ettiği anlaşılmakla; uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatinde olduğumdan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının bozulması yerine, onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 03.03.2026

Özgün Analiz

Olay Özeti: Rutin devriyede sanıkla birlikte görülen bir şahsın ayağıyla ezmeye çalıştığı cisimlerin dört parça metamfetamin çıktığı olayda, İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi hükmü oy çokluğuyla onarken, karşı oy yazan üye mahkûmiyetin hukuka aykırı delillere dayandığını savunmuştur.

Hukuki İlke: Çoğunluk, vasıf, sübut, delillerin hukuka uygun toplanması ile TCK 188/4-a'nın uygulanması ve 62. maddenin uygulanmamasındaki takdiri isabetli bulmuştur. Karşı oy ise iki delil yasağına dayanmıştır: CMK 134 uyarınca karar alınmadan, rızayla verilen cep telefonundaki mesaj içerikleri hükme esas alınamaz ve CMK 148/4 gereği müdafi olmaksızın kollukta alınıp duruşmada doğrulanmayan beyan mahkûmiyete dayanak yapılamaz.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemi, bir üyenin karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla esastan reddedilmiş ve mahkûmiyet hükmü onanmış, salıverilme talebi de reddedilmiştir; karşı oy, sanığın üzerinden suç unsuru çıkmadığını ve tutanak tanığının da alışveriş görmediğini belirterek beraat gerektiğini savunmuştur.

Dava Strateji Notu: Bu karar, CMK 134 kararı olmadan telefon içeriği incelenmesi ve duruşmada doğrulanmayan müdafisiz kolluk beyanı sorunlarının Yargıtay'da dahi bölünmüş görüşle sonuçlandığını gösterir; benzer delil yapısına sahip dosyalarda müdafi bu karşı oy gerekçesini temyiz ve gerekirse Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru aşamasında ayrıntılı biçimde işlemelidir. Telefonun rızayla teslimi, CMK 134 kararı gerekliliğini ortadan kaldırmadığı savunması bu dosyada güçlü bir dayanaktır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla