İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/1353 Karar: 2025/6830 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1353 K.2025/6830

10. Ceza Dairesi 2025/1353 E. , 2025/6830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3110 E., 2024/3079 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/1353 E. , 2025/6830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3110 E., 2024/3079 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/1353 E. , 2025/6830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3110 E., 2024/3079 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Tüm dosya kapsamına göre, yere atması ile ele geçen uyuşturucu maddeyi diğer sanık ...'in talimatı ile alıp getirdiğini beyan ederek sanık ...'in cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığı aşamada suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; sanık hakkında temel hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinafı reddetmiştir. Bir sanık için hüküm onanmış; diğer sanık, yere attığı ele geçen maddeyi ortağının talimatıyla getirdiğini beyan etmiştir.

Hukuki İlke: Cezalandırılması için yeterli delil bulunmayan aşamada, beyanıyla suçunun ortaya çıkmasına hizmet eden sanık hakkında TCK 192/3'teki etkin pişmanlık uygulanmalı; ayrıca madde miktarına bağlı tehlike ağırlığı gözetildiğinde temel cezanın TCK 3 orantılılık ve TCK 61 ölçütlerine göre alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: İlk sanık yönünden hüküm CMK 302/1 uyarınca onanmış; ikinci sanık yönünden etkin pişmanlığın gözetilmemesi ve eksik ceza tayini nedeniyle hüküm CMK 302/2 uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık (TCK 192/3) hem sanık lehine indirim sağlar; ancak aynı kararda görüldüğü gibi savcılık, alt sınırdan yetersiz uzaklaşmayı bozma nedeni yapabilir, bu nedenle beyanın stratejik değeri iki yönlü değerlendirilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla