KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/1665 E., 2025/6474 K.
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/3061E. 2024/2039K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Karar Detayı
387 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle. 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle. 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık ... yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Adli para cezasının ödenmemesi halinde infazı kısıtlar şekilde ”... 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına” karar verilmesi hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi
16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümlerdeki “ödenmeyen adli para cezası yönünden 5275 sayılı Kanun’un 6545 sayılı kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına'' ibaresinin çıkartılması ve yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti yapmaktan mahkûm etmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık müdafileri yeterli delil bulunmadığını, beraat gerektiğini ve bir sanık yönünden etkin pişmanlığın uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyize gitmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Suçun sübutu, delillerin değerlendirilmesi ve etkin pişmanlığın uygulanmaması ilk derece takdirine bırakılmış; ancak adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği yönündeki ihtarın, infazı kısıtlayacak biçimde yazılmasının hukuka aykırı olduğu, doğru ibarenin 'ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı' olması gerektiği vurgulanmıştır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği bozulmuş, yeniden yargılama gerektirmediğinden ilk derece hükmü ihtar ibaresi düzeltilerek onanmıştır; esasa ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Esasa yönelik itiraz zayıf kalsa dahi adli para cezası ihtar formülasyonundaki bu tür hukuka aykırılıklar temyizde re'sen düzeltilebildiğinden, müdafi hüküm fıkrasındaki infaza ilişkin ifadeleri titizlikle denetleyip somut düzeltme talebi eklemelidir.