İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/1679 Karar: 2025/12111 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1679 K.2025/12111

10. Ceza Dairesi 2025/1679 E. , 2025/12111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/889 E., 2022/865 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında ku

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/1679 E. , 2025/12111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/889 E., 2022/865 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında ku

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/1679 E. , 2025/12111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/889 E., 2022/865 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 07.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.03.2025 tarihli ve 2024/12113 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hâkkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hâkkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hâkkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavî ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabî olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hâkkının gösterilmesi gerektiği, Somut olayda ise; sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/12/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sonuç kısmında söz konusu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği cihetle, mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 03.04.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2016 tarihli ve 2016/81692 Soruşturma, 2016/3494 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, infazın tamamlandığı, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 15.10.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2021 tarihli ve 2016/81692 Soruşturma, 2021/32037 Esas, 2021/25059 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüpheli hakkında, 04.03.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2021 tarihli ve 2021/101416 Soruşturma, 2021/39109 Esas ve 2021/30578 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/1062 Esas, 2021/1097 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2021/889 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.06.2022 tarihli ve 2021/889 Esas, 2022/865 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.12.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından, ihlâl kabul edilen 15.10.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine konu edilen 04.03.2021 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulu da sağlanmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/889 Esas, 2022/865 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bir asliye ceza mahkemesi, hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişiyi, erteleme süresi içinde yeniden suç işlediği gerekçesiyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan 2 yıl 1 ay hapse mahkûm etmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, erteleme kararında itiraz yolunun gösterilmediğini ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararında başvurulacak kanun yolu, mercii, şekli, süresi ve sürenin başlangıcı açıkça gösterilmedikçe kararın usulüne uygun kesinleşmiş sayılamayacağı; kesinleşmeyen erteleme kararında beş yıllık sürenin işlemeye başlamayacağı ve bu nedenle yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceği, ayrıca doğrudan dava açma koşulu sağlanmadığından zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı ilkesi benimsenmiştir.

Uygulama Sonucu: Kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden mahkemece durma kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulması kanuna aykırı bulunarak kanun yararına bozma istemi kabul edilmiş, karar CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Erteleme kararı tebliğ edilmiş olsa bile içinde itiraz yolu gösterilmemişse erteleme süresi işlememiş sayılır; bu durumdaki müvekkil için müdafi, sonraki eylemin süre içinde işlendiği varsayımına ve zincirleme suça itiraz ederek durma kararı ve kanun yararına bozma yolunu işletmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla