İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/1726 Karar: 2025/6936 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1726 K.2025/6936

10. Ceza Dairesi 2025/1726 E. , 2025/6936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3321 E., 2024/3284 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incele

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/1726 E. , 2025/6936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3321 E., 2024/3284 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incele

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/1726 E. , 2025/6936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3321 E., 2024/3284 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, kararda 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca“ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarı” yerine, infazda tereddüt oluşturacak şekilde "ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümde yer alan ''hapis cezasına çevrileceğinin'' ibaresinin çıkartılarak ''hapis cezasına çevrileceğinin'' ibaresinin eklenmesi Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi re'sen istinafa tabi hükme yönelik başvuruyu esastan reddetmiştir. Sanık müdafii usul aykırılığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve etkin pişmanlığın uygulanması gerektiği iddialarıyla temyize gitmiştir.

Hukuki İlke: TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı; adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesinin zorunlu olduğu, bu nedenle 'hapis cezasına çevrilebileceğinin' gibi infazda tereddüt yaratan ifade yerine kesin biçimde 'çevrileceğinin' ihtarına yer verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Uygulama Sonucu: Etkin pişmanlık şartları bulunmadığından esas onanmış; Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak ilk derece hükmündeki tereddüt yaratan ihtar ibaresi kesin ihtara dönüştürülüp düzeltilerek onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlıktan yararlanmak için sanığın suç ortaklarını veya madde kaynağını yetkililerin bilgisi dışındayken bildirmesi gerekir; bu eşik sağlanmadıkça 192/3 uygulanmaz, müdafi başvuruyu somut katkı beyanına dayandırmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla