Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/203 E. , 2025/1782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/201 E., 2012/275 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahk
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/203 E. , 2025/1782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/201 E., 2012/275 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama Dairemizin, 19.06.2017 tarihli ve 2013/3679 Esas, 2017/2803 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2024 tarihli ve KD- 2023/9273 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan tiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın 12.01.2011 tarihli eyleminden dolayı yürütülen soruşturma neticesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucu değişen suç vasfıyla Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 tarih ve 2011/57 Esas, 2011/42 Karar sayılı ilamıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine devam ederken yükümlülüklerine uymadığından dolayı Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından yapılan bildirim sonucu Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarih ve 2012/201 Esas, 2012/275 Karar sayılı kararıyla 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve Dairemizin 19.06.2017 tarihli ve 2013/3679 Esas, 2017/2803 Karar sayılı ilamı (TCK'nın 53 maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle) düzeltilerek onama kararı ile kesinleşerek 2017/1-2421 ilam numarasına kaydedildiği, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/57 Esas ve 2011/42 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararını ihlal etmesi nedeniyle Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün ihbar yazısı üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/29132 soruşturma sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı ve Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2021 tarih ve 2011/678 Esas, 2012/294 Karar sayılı ilamıyla 1 yıl 6 ay 1 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek bu ek kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 23.06.2015 tarihli ve 2015/11929 Esas, 2015/2361 Karar sayılı temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 23.06.2015 tarihinde onanmasıyla kesinleşerek 2015/4-732 ilam numarasına kaydedildiği, Sanığın Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 tarihli ve 2011/57 Esas, 2011/42 Karar sayılı ilamıyla verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına uymaması üzerine Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2012 tarihli ve 2011/678 Esas, 2012/294 Karar sayılı ilamıyla 1 yıl 6 ay 1 gün hapis cezasıyla, hem de Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 2012/201 Esas, 2012/275 Karar sayılı kararıyla 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılması suretiyle mükerrer yargılama yapılarak hapis cezasına hükmolunduğu, Sanık hakkında aynı tarihli suçtan Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince mahkûmiyet kararı bulunduğundan dolayı Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 2012/201 Esas, 2017/2803 Karar sayılı ilamı ile diğer dosyadan sonra kesinleştiğinden mükerrer yargılamaya sebebiyet vermesi hukuka aykırı olduğundan düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın 12.01.2011 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yürütülen kovuşturması neticesinde, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 tarihli ve 2011/57 Esas, 2011/42 Karar sayılı ilamıyla tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleşerek ilamın infazı aşamasında sanığın uyuşturucu madde kullanması nedeniyle denetim ihlali nedeniyle mahkemesine bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; UYAP kayıtlarında yapılan incelemede, sanık hakkında 03.08.2011 tarihinde düzenlenen iddianame ile mükerrer kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2012 tarihli ve 2011/678 Esas, 2012/294 Karar sayılı ilamı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sanığın süresinden sonra temyizi nedeniyle Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.09.2012 tarihli ve 2011/678 Esas, 2012/294 Karar sayılı ilamıyla temyiz talebinin reddine dair ek kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 23.06.2015 tarihli ve 2015/11929 Esas, 2015/2361 Karar sayılı ilamı ile onandığı, aynı denetim dosyası içerisinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce 01.03.2012 tarihli yazısı ile denetim dosyası kapatılarak mahkemesine bildirimde bulunulması üzerine yapılan yargılama neticesinde Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 2012/201 Esas, 2012/275 Karar sayılı ilamı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, kararın 19.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" ve 1982 Anayasasının 141/3. maddesinin "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir" düzenlemeleri ile 11 Nolu Protokol İle Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokolün Onaylanmasına dair 10.03.2016 tarih ve 6684 sayılı Kanun'la kabul edilerek 25.03.2016 tarihli ve 29464 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ek 7 no'lu protokolün 4/1. maddelerinde yer alan "hiç kimse bir devletin ceza yargılama usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkum edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkum edilemez." düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde, kesinleşmiş bir hüküm varsa, bu kesin hükme konu dava yargılaması devam eden davadan sonra açılmış da olsa, davanın önce karara çıkmış ve kesinleşmiş olduğu, önceden açılan itiraza konu davanın ise daha sonra karara çıktığı, kesin hükmün dokunulmazlığı gözetilerek mükerrer açılan ve yargılaması devam eden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 19.06.2017 tarihli ve 2013/3679 Esas, 2017/2803 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Aynı sanık hakkında aynı fiil nedeniyle Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2012 tarihli ve 2011/678 Esas, 2012/294 Karar sayılı ilamı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sanığın süresinden sonra temyizi nedeniyle Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.09.2012 tarihli ve 2011/678 Esas, 2012/294 Karar sayılı ilamıyla temyiz talebinin reddine dair kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 23.06.2015 tarihli ve 2015/11929 Esas, 2015/2361 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" hükmü uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında 2011 tarihli eylem nedeniyle uyuşturucu ticaretinden açılan dava, değişen vasıfla kullanmak için bulundurmaya dönüşmüş ve tedavi-denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiştir. Sanık tedbiri ihlal edince aynı fiil için hem Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesince 1 yıl 6 ay 1 gün, hem de Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 10 ay hapis cezası verilmek suretiyle mükerrer yargılama yapılmış; Dairenin önceki düzeltilerek onama ilamına Başsavcılık itiraz etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 223/7 uyarınca aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir; AİHS'e ek 7 no'lu protokolün 4/1. maddesindeki ne bis in idem güvencesi gereği, kesin hükme konu dava sonradan açılmış olsa bile önce kesinleşmişse, kesin hükmün dokunulmazlığı karşısında devam eden mükerrer davanın reddi zorunludur.
Uygulama Sonucu: İtirazın kabulü ve bozma: Daire önceki düzeltilerek onama ilamını kaldırmış, aynı fiilden Sulh Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunduğundan davanın reddi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bularak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Denetimli serbestlik ihlali dosyalarında UYAP üzerinden aynı fiile ilişkin başka dava veya kesinleşmiş hüküm olup olmadığını mutlaka araştırın; mükerrer mahkûmiyet tespit edilirse ne bis in idem ilkesi kesinleşmiş ilamlara karşı dahi Başsavcılık itirazı yoluyla sonuç alınmasını sağlayabilir.