Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/324 E. , 2026/777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/168 E., 2024/324 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/324 E. , 2026/777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/168 E., 2024/324 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 01.02.2013 tarihli eylem yönünden temyiz incelemesi yapıldığı, incelemeye konu kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. A. 01.02.2013 tarihli eyleme dair Dairemizin 17.12.2018 tarihli ve 2016/1931 Esas, 2018/9404 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/69 Esas, 2019/813 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez açılan 05.10.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ile Gaziantep 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/168 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan mükerrer kamu davasında yapılan yargılama sonucunda 01.02.2013 tarihli eylemden sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 01.02.2013 tarihli eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosyalar ile incelenen dosyanın birleştirilip, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 05.10.2022 tarihli iddianame ile 01.02.2013 tarihli eyleme ilişkin açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre; B. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 3. maddeleri uyarınca, 12.12.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, 13.12.2018 tarihinde sanığa başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 12.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda 02.12.20 19... .08.2020 tarihli eylemleri, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak, diğer yönlerden incelenmeksizin oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın 01.02.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma eylemi daha önce Yargıtay bozmasından geçmiş ve bozma sonrası mahkemece durma kararı verilmişken, aynı eylem için 05.10.2022 tarihli iddianameyle ikinci kez kamu davası açılmış ve Gaziantep 35. Asliye Ceza Mahkemesi bu mükerrer dava üzerinden mahkumiyet kararı vermiştir. Ayrıca erteleme kararının sanığa ceza infaz kurumunda usulsüz tebliğ edildiği tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: CMK'nın 223/7. maddesi gereği aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden açılmış dava varsa mükerrer davanın reddine karar verilmelidir; durma kararı davayı sonlandıran nihai hüküm olmadığından yargılama ilk dosya üzerinden yürütülür. Ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hükümlüye CMK'nın 263. maddesine aykırı şekilde ceza infaz kurumunda tebliği usulsüzdür; karar öğrenilmiş olsa bile kesinleşmediğinden erteleme süresi işlemez ve bu dönemde işlenen eylemler yönünden kovuşturma şartı oluşmaz, davanın CMK 223/8 gereği durması gerekir.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması; Daire, mükerrer davadan mahkumiyet kurulmasını ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden yargılamaya devam edilmesini kanuna aykırı bularak Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazlarını Tebliğname'ye aykırı şekilde kabul etmiştir.
Dava Strateji Notu: Kullanma suçu dosyalarında savunmanın ilk yapacağı iş, aynı eylem için daha önce açılmış dava veya verilmiş durma kararı olup olmadığını UYAP geçmişinden taramaktır; mükerrer dava tespit edilirse CMK 223/7 kapsamında davanın reddi talep edilmelidir. Cezaevinde yapılan tebligatların CMK 263'e uygunluğu da mutlaka denetlenmelidir; usulsüz tebliğ, erteleme kararının kesinleşmesini ve ihlal iddiasının tüm dayanağını çökertebilir.