Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/335 E. , 2025/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/366 E., 2024/422 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, temyiz edilebili
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/335 E. , 2025/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/366 E., 2024/422 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Sanık ... müdafiinin kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu; ancak sirayet üzerine yeniden kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin reddinin gerektiği, Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Üzerinde uyuşturucu madde çıkmayan sanığın beyanlar ile hakkında ceza tayin edildiğine, 2. Sanığı cezalandırma gerekçeleri ile olayları değerlendirme gerekçeleri kendi içinde çeliştiğine, 3. En aksi kabulde dahi sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanması gerektiğine, 4. Hukuka aykırı olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulandığına, 5. Alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın önceki hükümle aynı şekilde tayin edildiğine, 6. Fiili bir direnme hükmü kurulan bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Temel cezanın belirlenmesinde belirtilen nedenlerin dosya içeriğiyle uyuşmadığı herhangi bir somutlaştırma yapılmadığına, 8. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 9. ........... hakkında hiçbir şekilde soruşturma açılmadığına, çağrılmadığına, dinlenmediğine, ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Sanık ... ile diğer sanık ... hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/442 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.03.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararın sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.07.2024 tarihli ve 2022/11149 Esas, 2024/21674 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nın temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle sanık ... yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi nedeniyle hükmün kesinleştiği, ancak sanık ... hakkındaki hükmün bozulduğu, bozmadan sanık ...'nın da yararlandırılması için bozmanın sirayetine karar verildiği ve yapılan yargılama neticesinde sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.07.1948 tarihli ve 163-121 sayılı, 07.12.1987 tarihli ve 322-588 sayılı, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık ... sirayeti üzerine yeniden kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın beyan ettiği ... lakaplı ... ... isimli kişi hakkında bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma sonucunda mahkûm olması halinde, sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyulduğu, İlk Derece Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Dairemizin 01.07.2024 tarihli ve 2022/11149 Esas, 2024/21674 Karar sayılı ilamı ile bozularak ortadan kaldırılan ve aleyhe temyiz bulunmayan 10.11.2021 tarihli ilk hükümde sanık hakkında verilen adli para cezasının 24 eşit taksitle ödenmesine karar verilmiş olmasına karşın, uyulan bozma kararı doğrultusunda yeni bir hüküm kurulduktan sonra, 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan taksit sayısı azaltılarak, aleyhe sonuç doğuracak şekilde adli para cezasının 20 taksitle ödenmesine karar verilmesi, 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının belirtilmesi yerine, “adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca işlem yapılacağının ihtarına" ibaresine yer verilmek suretiyle TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık ... hakkında sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükümleri temyiz etme hakları bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (A-6) maddesinin hükümden çıkartılması ve yerine "Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenilmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozması üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yeniden mahkûm etmiş; hükmü hem bu sanık hem de daha önce temyizden vazgeçmesi nedeniyle hükmü kesinleşen, ancak bozmanın sirayetinden yararlandırılan diğer sanık temyiz etmiştir. Daire iki temyizi ayrı ayrı incelemiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.07.1948 tarihli ve 163-121, 07.12.1987 tarihli ve 322-588 ile 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 sayılı kararlarında benimsendiği üzere, hakkındaki mahkûmiyet kesinleşen sanık sirayet üzerine yeniden kurulan lehe hükmü temyiz edemez; ayrıca aleyhe temyiz bulunmayan hâllerde CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak korunur ve adli para cezası taksit sayısı sanık aleyhine azaltılamaz.
Uygulama Sonucu: Kesinleşmiş hükümlü sanığın temyiz istemi CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddedilmiş; diğer sanık yönünden ise kazanılmış hakka aykırı olarak taksit sayısının 24'ten 20'ye indirilmesi ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine atıf yapılması TCK'nın 52/4. maddesine aykırı bulunarak hüküm bu iki yönden düzeltilerek onanmış, salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası yeniden kurulan hükümde müdafi, aleyhe temyiz yoksa önceki hükümdeki taksit sayısı gibi lehe kazanımların korunup korunmadığını satır satır karşılaştırmalıdır; ayrıca sanığın madde temin ettiğini beyan ettiği kişi sonradan mahkûm olursa, yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlıktan yararlanma kapısının açık tutulduğu bu kararda açıkça teyit edilmiştir.