Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/3800 E. , 2025/9787 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1776 E., 2024/1442 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin s
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/3800 E. , 2025/9787 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1776 E., 2024/1442 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanığın oğulları ...ve ....'un tanık olarak dinlenilmemesi nedeniyle eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Savunma hakkının kısıtlandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 19.11.2024 ve 20.11.2024 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... yönünden; Bozmaya uyulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... yönünden; Gerekçe bölümünün "A" bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... yönünden; Gerekçe bölümünün "B" bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunun ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Dairenin bozması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkum etmiştir. Sanıklardan biri temyizden vazgeçmiş; diğeri oğullarının tanık dinlenmemesi nedeniyle eksik araştırma ve savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Mevcut deliller suçun sübutunu ve vasfını belirlemeye yeterliyse ve yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik yoksa, belirli tanıkların dinlenmemesi savunma hakkının kısıtlanması sayılmaz.
Uygulama Sonucu: Vazgeçen sanık yönünden dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, diğer sanık yönünden ONAMA; bozmaya uyulduğu ve savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmıştır.
Dava Strateji Notu: Tanık dinletilmemesinin bozma sebebi olması için o tanığın beyanının sonucu değiştirecek nitelikte olduğu somut olarak ortaya konmalı; yakınlık ilişkisi bulunan tanıkların dinlenmemesi tek başına savunma kısıtlaması sayılmamaktadır.