KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/4476 E., 2025/14162 K.
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/136 E., 2016/107 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama A) Sanık ... Hakkındaki Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Karar Detayı
512 kelime·3 dk okuma
Yargılama süresince kendisine müdafi atanmayan sanık ... hakkında kurulan hükümle ilgili olarak, sanık ... ile birlikte yargılanan diğer sanıkların hükmü temyiz etmeleri üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce yapılan inceleme neticesinde, sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğinin gerektiği hususunda verilen tevdi kararı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 10.12.2018 tarih, 2018/18 09... /5228 Karar sayılı ilamı) üzerine, mahal mahkemesince sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği;
sanığın verilen kararı süresi içinde temyiz etmemesi sebebiyle hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin 09.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla yapılan incelemede.
5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesinde "Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." şeklinde belirtilen düzenleme de dikkate alındığında;
sanığa karar tarihi itibariyle zorunlu müdafi tayini gerekse de, bu hususun kanun yararına bozma yoluyla ileri sürülebileceği, nitekim sanık hakkında verilen kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin 09.04.2019 tarihinde kesinleştiği ve temyiz kanun yoluna tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ... yönünden dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B) Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: Sanık ... ile birlikte yargılanan diğer sanıkların hükmü temyiz etmeleri üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce yapılan inceleme neticesinde; sanık ...'ın savunmasını yapmış olduğu 06.06.2014 tarihli celse ile 25.06.2014, 16.07.20 14... .09.2014 tarihli celselerde zorunlu müdafi ile temsil edilmesine rağmen, kendisinin ve müdafiinin yokluğunda kurulan hükme ilişkin gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince zorunlu müdafiye tebliğ edilmesi gerekirken,
sanığın kendisine tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle verilen tevdi kararı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 10.12.2018 tarih, 2018/18 09... /5228 Karar sayılı ilamı) üzerine, mahal mahkemesince sanık müdafiinin baro kaydının silinmesi nedeniyle gerekçeli karar sanığa tebliğ edilmiş ve sanığın kararı temyiz etmemesi üzerine kesinleştirme işlemleri yapılmış ise de, sanık için görevlendirilecek yeni müdafiye gerekçeli kararın tebliği gerekirken sanığa tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmakla,
sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede.
CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği,
esaslı işlem olan esas hakkında mütalaanın verildiği 06.11.2015 tarihinde ve hükmün kurulduğu 04.03.2016 tarihli son celsede sanık müdafiinin hazır bulunmadığı, 6545 sayılı Kanun'un bu tarihlerde yürürlükte bulunduğu ve CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılanan iki sanık hakkında mahkumiyet kurulmuş; gerekçeli kararın tebliğinde ve zorunlu müdafi tayininde usulsüzlükler ileri sürülmüştür. Yargılama sırasında 6545 sayılı Kanun'la suçun cezasının alt sınırı yükseltilmiş, ancak esaslı işlemlerin yapıldığı celselerde sanık müdafii hazır bulunmamıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK 150 uyarınca cezanın alt sınırının değişmesiyle zorunlu müdafi tayini gereken hallerde, esas hakkında mütalaa ve hüküm gibi esaslı işlemler müdafi yokluğunda yapılırsa sanığın savunma hakkı kısıtlanmış olur; ayrıca temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hükümdeki bu aykırılık CMK 309 kanun yararına bozma yoluyla ileri sürülebilir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma (bir sanık yönünden incelenmeksizin iade)
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Yargılama sırasında kanun değişikliğiyle suçun alt sınırı yükselmişse, o tarihten sonraki esaslı işlemlerde müdafiin hazır bulunması aranmalı; müdafi yokluğunda alınan esas hakkında mütalaa ve kurulan hüküm savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle güçlü bir bozma sebebidir.