Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/459 E. , 2025/8781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/630 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/459 E. , 2025/8781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/630 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 28.01.2016 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 05.11.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın mahkûmiyetine karar vermiş; dosya daha önce bir bozma süreci geçirmiştir. 10. Ceza Dairesi, bozma öncesi 28.01.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü ile bozma sonrası 05.11.2024 tarihli hüküm arasında zamanaşımının dolduğunu tespit etmiştir.
Hukuki İlke: TCK'nın 191/1. maddesindeki cezanın türü ve üst haddine göre TCK'nın 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı geçerlidir; TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü zamanaşımını keser, ancak kesilmeden sonra yeni hükme kadar 8 yıllık süre yeniden dolarsa dava düşer.
Uygulama Sonucu: Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği bozulmuş ve yeniden yargılama gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesindeki yetkiyle, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak düşmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bozma ile uzayan kullanım amaçlı bulundurma dosyalarında müdafiin ilk yapacağı iş, zamanaşımını kesen son işlem tarihinden itibaren 8 yıllık sürenin dolup dolmadığını hesaplamaktır; süre dolmuşsa esasa girmeden düşme talep edilebilir ve bu karar Yargıtayın Tebliğname'deki bozma görüşü yerine doğrudan düşme kararı verebildiğini göstermektedir.