İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/4940 Karar: 2025/10615 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/4940 K.2025/10615

10. Ceza Dairesi 2025/4940 E. , 2025/10615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/209 E., 2015/88 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin 17.03.2025 tarihli ve 2019/5403 Esas, 2025/2993 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2025 ta

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/4940 E. , 2025/10615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/209 E., 2015/88 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin 17.03.2025 tarihli ve 2019/5403 Esas, 2025/2993 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2025 ta

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/4940 E. , 2025/10615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/209 E., 2015/88 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin 17.03.2025 tarihli ve 2019/5403 Esas, 2025/2993 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2025 tarihli ve KD-2015/165627 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/06/2021 tarih, 2018/20/328 E. - 2021/312 K. sayılı kararı ile Yüksek Dairenizin 2019/9369 E. - 2025/2219 K., 2021/8403 E. - 2025/3011 K. ve 2019/3939 E. - 2025/2907 K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi, kolluk görevlilerinin, CMK'nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla, alıcı rolüne girerek, suça azmettirmeden veya teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın alması mümkün olduğu, bu durumlarda adli kolluk görevlisinin 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca değil, 160 ve devamı maddeleri uyarınca görevlendirilmesi yeterli olduğu, gizli görevlinin işlenen veya işlenmek üzere olan suçu ortaya çıkartmak için şüphelilerle temas kurarak suçüstü yakalanmalarını sağlaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun bulunması karşısında, suçun sübutunun tespiti için, öncelikle sanık hakkında anılan CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması, yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, ayrıca sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacı kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceğinden, öncelikle gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması gerektiğinin, adli kolluk görevlisi ise tanık olarak dinlenilmesi, sanık ve müdafisine tanıklara soru sorma olanağının tanınması, sonucuna göre karar verilmesi" gerekmesi nedeniyle eksik araştırmadan dolayı bozma ilamının kaldırılıp, sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile eksik araştırma nedeniyle bozma kararı verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir. Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, zira 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapılamayacağı gözetilmeden elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Dosyada mevcut olan 13.06.2013, 15.06.20 13... .06.2013 tarihli tutanaklara göre gizli soruşturmacı kolluk görevlileri Trabzon 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2012 tarih ve 2012/774 ile Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.01.2013 tarih ve 2013/7 D.İş nolu kararları ile Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/3 76... /388 D.İş numaralı kararlarına istinaden görevlerini ifa etmiş olup söz konusu kararların gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin olduğu dosya kapsamında, 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesindeki düzenlemeye göre alınmış bir karar bulunmadığı, hukuka aykırı olarak alınan görüntü kaydına dayanılarak sanığın kimlik tespitinin yapıldığı, devamında sanığa bu görüntüler gösterilerek tevil yollu ikrarının sağlandığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin 17.03.2025 tarihli ve 2019/5403 Esas, 2025/2993 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçunda gizli soruşturmacı görevlendirilerek ve görüntü kaydı alınarak delil elde edilmiş; suç örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiştir. Başsavcılık, mahkûmiyet yönünde aleyhe itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: CMK 139/4 uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçta gizli soruşturmacı görevlendirilemez; CMK 140 uyarınca ayrı bir teknik izleme kararı olmadan görüntü/ses kaydı alınamaz. Bu yolla elde edilen deliller ve bunlara dayanan tevil yollu ikrar hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz.

Uygulama Sonucu: Başsavcılık itirazının reddi (beraat/bozma yönünde), dosya Ceza Genel Kuruluna

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu davalarında gizli soruşturmacının görevlendirme dayanağı (CMK 139 mı 160 mı) ve ayrıca CMK 140 teknik izleme kararı bulunup bulunmadığı denetlenmeli; eksikse elde edilen deliller dışlanır ve beraat gerekebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla