Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/5128 E. , 2025/11547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/370 E., 2019/176 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, k
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/5128 E. , 2025/11547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/370 E., 2019/176 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 29.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/18593 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği nazara alındığında, Şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/05/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, 22/05/2015 tarihinde şüphelinin "... Mahallesi ... Caddesi 108/A .../..." şeklindeki MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebliğ edildiği anlaşılmakla; esasen öncelikle şüphelinin ifadesinde bildirdiği "... Mahallesi,... Caddesi .../..." adresine bilinen son adres sıfatıyla tebligat çıkarılması, bu çıkarılacak tebligatın iade gelmesi üzerine bu defa MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi kapsamında tebligat çıkarılarak tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde, anılan şekilde yapılan işlemler usulsüz olduğundan kamu davasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.02.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuından ... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2016 tarihli ve 2016/60038 Soruşturma, 2016/1613 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 08.06.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 25.11.2017 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2018 tarihli ve 2016/... Soruşturma, 2018/17183 Esas, 2018/10860 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.02.2019 tarihli ve 2018/370 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, şüphelinin "... Mahallesi ...Caddesi 108/A .../..." olan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebliğ edildiği anlaşılmakla; öncelikle şüphelinin ifadesinde bildirdiği "... Mahallesi, ... Caddesi .../..." adresine tebligat çıkarılması, bu çıkarılacak tebligatın iade gelmesi üzerine bu defa MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi kapsamında tebligat çıkarılarak tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılması ve 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, tebligatın usulsüz olması nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediği, karar kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/370 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan mahkum edilen sanık hakkında; önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun 21/2 uyarınca tebliğ edilmesinin usulsüzlüğü nedeniyle kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: 7201 sayılı Kanun'un 10/2 ve 21. maddeleri uyarınca tebligatın önce bilinen son adrese 21/1'e göre çıkarılması, iade gelirse MERNİS adresine 21/2'ye göre yapılması gerekir; usulsüz tebligat nedeniyle erteleme kararı kesinleşmediğinden denetim süresi başlamaz ve ihlal sayılan eylem erteleme süresi içinde işlenmiş sayılamaz, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK 223/8 uyarınca durma kararı verilmelidir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: TCK 191 ihlal dosyalarında dayanak erteleme kararının tebligatı; önce bilinen son adrese normal tebligat, iade halinde MERNİS'e 21/2 tebligat sırasına uygun değilse kesinleşmemiş sayılır ve bu, ihlalin süre içinde işlenmediği savunmasının temelini oluşturur.