KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/5681 E., 2025/14592 K.
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/181 E., 2025/479 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
Karar Detayı
428 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin, takdiri indirim nedenlerinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Sanığın ... ile yaptığı instagram yazışmalarının tespiti için bilirkişi raporu alınmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Re'sen gözetilecek gerekçelere, İlişkindir.
III. GEREKÇE
A.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B.
Hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde, TCK'nın 58/6 ve 7. maddeleri uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması yönünde karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi
10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Tekerrür uygulamasına ilişkin dokuzuncu bendine "5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddeleri uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanığın istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; sanık ikinci kez mükerrir konumundadır ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Cezanın TCK 58 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinde, TCK'nın 58/6 ve 7. maddeleri gereği cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da hükmedilmesi zorunludur; bu ibarenin eksikliği hukuka aykırıdır ancak yeniden yargılama gerektirmeyen düzeltilebilir bir eksikliktir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bozma ve düzeltilerek onama (CMK 302/2 ve 303 gereği düzeltilerek onama)
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Mükerrir sanık dosyalarında hükümde TCK 58/6-7 denetimli serbestlik ibaresinin bulunup bulunmadığı denetlenmeli; eksikse bu husus temyizde düzeltilerek onama yoluyla giderilebilir, esasa etkili bozma beklenmemelidir.