İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/712 Karar: 2025/3487 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/712 K.2025/3487

10. Ceza Dairesi 2025/712 E. , 2025/3487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/712 E. , 2025/3487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/712 E. , 2025/3487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trabzon Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 11.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11985 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2015 tarihli ve KYB-2025/10045 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2015 tarihli ve KYB-2025/10045 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 25/10/2017 tarihinde suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmiş ise de, kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 30.04.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2017 tarihli ve 2017/12733 Soruşturma, 2017/141 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 30.01.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2018 tarihli ve 2017/12733 Soruşturma, 2018/3421 Esas, 2018/2509 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Trabzon Çocuk Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2020/3 Esas ve 2020/86 sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.11.2020 tarihli ve 2020/1732 esas, 2020/1576 sayılı kararı ile yargılama konusu dosyada verilen 16.10.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmediğinden bahisle bozulmasını müteakip dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılamada, Trabzon Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.05.2021 tarihli 2020/169 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, hükmün kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 30.04.2017 tarihli eylemi nedeniyle verilen 16.10.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, müdafiine tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheli ve müdafiine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen 30.01.2018 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gözetilerek, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.11.2020 tarihli bozma kararı doğrultusunda Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi gerekirken, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle "düşme" kararı verilmesi ve yargılamanın sonlandırılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Trabzon Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/169 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Trabzon Çocuk Mahkemesi, suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma davasının düşmesine karar vermiştir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı çocuğa 25.10.2017'de tebliğ edilmiş, ancak zorunlu müdafiine tebliğ edilmemiştir; Adalet Bakanlığı bu nedenle kararın kesinleşmediğini ve düşme yerine durma kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına, çocuğu temsilen CMK 150/2 uyarınca atanan zorunlu müdafiin de itiraz hakkı bulunduğundan, karar müdafiine de usulüne uygun tebliğ edilmedikçe kesinleşmez; kesinleşmeyen erteleme kararına dayalı denetimli serbestlik süreci işlemez ve ihlal sayılamaz.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek düşme kararı kanun yararına bozulmuş; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK 223/8 uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği belirtilerek, yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Çocuk dosyalarında erteleme kararının yalnızca çocuğa tebliği yeterli değildir; zorunlu müdafiye tebliğ yapılmadıysa karar kesinleşmemiştir ve sonraki 'ihlal' eylemleri erteleme süresi içinde sayılamaz. Bu tebliğ eksikliği, çocuk lehine güçlü bir usul savunmasıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla