İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/700 Karar: 2025/3423 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/700 K.2025/3423

10. Ceza Dairesi 2025/700 E. , 2025/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın ka

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/700 E. , 2025/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın ka

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/700 E. , 2025/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan basit yargılama usulü uygulanarak kurulan mahkûmiyet hükmünün, itiraz edilmeksizin 14.03.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/32833 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9955 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9955 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/09/2014 tarihli ve 2014/9429 soruşturma, 2014/26 sayılı kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişiklikten önceki 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2015 tarihli ve 2014/955 esas, 2015/248 sayılı kararının 10/07/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresinde 24/11/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 191/1, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2024 tarihli ve 2024/4 esas, 2024/97 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/02/2020 tarihli ve 2020/250 esas, 2020/1242 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 18/06/2013 tarihli eylemi nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının 08/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada şüpheliye itiraz süreci ile ilgili bilgilendirme yapılmadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2024 tarihli ve 2024/4 esas, 2024/97 sayılı kararının bozulmasının istenilmesi arz ve dosya birlikte takdim olunur. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.06.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2014 tarihli ve 2014/9429 Soruşturma, 2014/26 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2014 tarihli ve 2014/9429 Soruşturma, 2014/5396 Esas, 2014/3352 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/955 Esas, 2015/248 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararının 10.07.2015 tarihinde kesinleştirildiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.11.2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.02.2024 tarihli ve 2024/4 Esas, 2024/97 Karar sayılı kararı ile dosya re'sen ele alınıp tensiben sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62/1. maddeleri ile basit yargılama usulü uygulandığından 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesinin son cümlesi kapsamında 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 18.06.2013 tarihinde işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.07.2015 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 24.11.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 24.11.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın iddianame gereği Mahkemece savunmasının alındığı 21.02.2015 tarihinden hükmün açıklandığı 05.02.2024 tarihine kadar geçen sürede, duran 4 ay 15 gün süre eklendiğinde de, olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. F. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesi, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan basit yargılama ile sanığı mahkûm etmiş; Adalet Bakanlığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ/itiraz bildirimi içermediğinden kesinleşmediği ve durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Daire ise inceleme sırasında ayrıca dava zamanaşımının dolduğunu saptamıştır.

Hukuki İlke: TCK 191/1 kapsamındaki kullanmak için bulundurma suçu, TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıllık asli ve TCK 67/4 uyarınca on iki yıllık kesintili dava zamanaşımına tabidir; zamanaşımını durduran ve kesen sürelerin hesabıyla bu sürenin dolduğu belirlenirse davanın düşmesine karar verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Daire, dava zamanaşımının dolduğu ve düşme kararı verilmesi gerektiği husustan da kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdiri için dosyayı Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etmiştir (doğrudan bozma yerine).

Dava Strateji Notu: Eski tarihli kullanmak için bulundurma dosyalarında öncelikle dava zamanaşımı hesaplanmalıdır; HAGB ile duran sürenin denetim süresinde işlenen kasıtlı suçla yeniden işlemeye başlaması gibi durma/kesme olguları toplandığında zamanaşımı dolmuş olabilir ve düşme, mahkûmiyetten önce gelen bir savunmadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla