Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8125 E. , 2026/1669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2635 E., 2025/1736 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, t
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8125 E. , 2026/1669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2635 E., 2025/1736 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda " sanığın üzerine atılı dört farklı eylem bulunmasına rağmen her eylem yönünden olay kabulünün ne olduğu ve eylemlerin ne şekilde gerçekleştiği ve hangi delile ne sebeple üstünlük tanındığı açıklanmadan Anayasa'nın 141, CMK'nın 34, 2 30... /1-g maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması, 04/03/2024 tarihli olaya ilişkin dinlenmeyen tutanak tanıklarının dinlenilerek çelişkilerin giderilmesi gerekirken eksik inceleme yapılması, 07/03/2024 tarihli olaya ilişkin keşif yapılarak, tüm tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiği, Kabule göre de; 27/03/2024 tarihinde, sanığın ikametinde yapılan arama neticesinde daralı ağırlığı 3,62 gram net ağırlığı ise 2,5 gram olan sentetik kannabinoid ele geçirildiği, başkaca bir uyuşturucu madde ele geçirilmediğinin anlaşılması karşısında sanığın 27/03/2024 tarihli eyleminin zincirleme suçta zincir halkasına dahil edilmesi,04/03/2024 tarihinde kullanıcı tanık ...'a uyuşturucu madde sattığına dair sanık ...'ın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşın sanığın üzerine atılı söz konusu eylemin zincirleme suç hükümleri uygulanırken zincir halkasına dahil edilmesi, sanığın 04/03/2024 tarihindeki eylemleri, 07/03/2024 tarihindeki eylemi ve 24/03/2024 tarihindeki eylemi ilk derece mahkemesince sabit görülmesine karşın sanık hakkında TCK'nun 43. maddesi uygulanırken verilen cezada alt sınırdan arttırım yapılması,suç tarihlerinin karar başlığında eksik gösterilmesi, adli emanette kayıtlı olan eşyaların TCK'nun 54/1 maddesi gereğince müsaderelerine karar verilmesi gerekirken, delil olarak saklanmalarına karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine” ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 10.03.2025 tarih, 2025/760 Esas ve 2025/584 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2025 tarih, 2025/195 Esas ve 2025/298 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.09.2025 tarihli ve 2025/2635 Esas, 2025/1736 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticaretinden verdiği ilk mahkûmiyeti Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi 10.03.2025 tarihli kararıyla gerekçesizlik, eksik inceleme, zincirleme suç uygulaması ve müsadere yönlerinden bozmuş; ilk derece mahkemesi bozma üzerine yeniden hüküm kurmuş, aynı BAM dairesi bu kez istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, tebliğnamedeki bozma görüşü doğrultusunda dosyayı incelemiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararında benimsendiği üzere bölge adliye mahkemesi CMK 280/1-(e) ve (f) bentleri uyarınca yalnızca usul kurallarının açık ihlali hâllerinde bozma kararı verebilir; davanın esasına ilişkin (delil değerlendirmesi, zincirleme suç, müsadere gibi) noktalarda bozma yetkisi yoktur ve CMK 7 gereği görevli olmayan merciin işlemleri hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: BAM'ın istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararı CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozulmuştur; çünkü esasa ilişkin nedenlerle verilen önceki BAM bozması ve buna dayanan yeni ilk derece hükmü hukuken hükümsüz sayılmış, BAM'ın ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK 280/2 kapsamında düzelterek inceleme yapması gerektiği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: Müdafiler, BAM'ın esasa ilişkin gerekçelerle bozma kararı verdiği dosyalarda bu bozmanın ve sonrasındaki tüm hükümlerin hükümsüz olabileceğini temyizde ileri sürmelidir; usulsüz BAM bozması zinciri, sanık lehine yargılamanın baştan istinaf aşamasına döndürülmesini sağlayabilir.