İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8354 Karar: 2026/506 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8354 K.2026/506

10. Ceza Dairesi 2025/8354 E. , 2026/506 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3087 E., 2025/3191 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8354 E. , 2026/506 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3087 E., 2025/3191 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8354 E. , 2026/506 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3087 E., 2025/3191 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. SEGBİS ortamında ifade verdiğinden kendini ifade edemediğine, 2. Olay günü polis memurları tarafından darp edildiğine, 3. Eksik soruşturma yürütüldüğüne, 4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınması gerektiğine, 5. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 6. Uyuşturucu maddeleri temin ettiği kişinin Er. Dö. ve Em. Ka. olduğuna, 7. Sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, 8. Yetersiz ve keyfi bir şekilde üst sınıra yakın ceza tayin edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, duruşmalarda zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla, sanığın müdafi huzurunda savunmasının alındığı görülmüş ise de; sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz etmeyerek zımnen kabul etmiş olması, bu yöntemle savunmasının alınmasının, silahların eşitliği ve yargılama ilkesi çerçevesinde savunmasında zaafiyet yaratmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında; Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/503 Esas sayılı dosyasında, suç tarihi 25.04.2024 ve iddianame tarihi 05.11.2024 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle açılan davanın birleştirme kararı verilerek Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/555 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, temyize konu dosyada ise sanığın 31.10.2024 tarihli eylemi nedeniyle 20.12.2024 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; yukarıda belirtilen derdest dava dosyası ile işbu dava dosyasının aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmesi sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan "fazla olması halinde" 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde "kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Sanığın savunmasında, suça konu uyuşturucu maddelerin ... ve ...'ye ait olduğunu beyan etmesi karşısında etkin soruşturma yapılması amacı ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suç duyurusunda bulunulması ve soruşturma sonucunun makul süre beklenerek, dava açılması halinde bu dava ile birleştirilmesi, dava açılmaması halinde soruşturma dosyasının denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması; sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanığı 31.10.2024 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi hükmü düzelterek istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, UYAP incelemesinde sanık hakkında 25.04.2024 tarihli başka bir ticaret eylemi nedeniyle açılıp Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olan dava bulunduğunu ve suç ile iddianame tarihlerine göre iki dosya arasında hukuki kesinti olmadığını saptamıştır.

Hukuki İlke: Aralarında hukuki kesinti bulunmayan eylemlere ilişkin derdest dava ile temyize konu dosya birleştirilerek eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturduğu tartışılmalı; zincirleme suç kabulünde TCK'nın 43. maddesiyle artırılmış sonuç ceza kesinleşen cezadan fazlaysa mahsupla ek cezanın infazına, değilse ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Ayrıca sanık maddeleri belirli kişilerden aldığını beyan etmişse, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulup sonucuna göre TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlığın tartışılması gerekir; zorunluluk gösterilmeden SEGBİS ile savunma alınması ise sanık itiraz etmeyip zımnen kabul etmişse savunmada zaafiyet yaratmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, derdest dosyayla birleştirme yapılmadan ve madde temin edilen kişiler hakkındaki ihbarın akıbeti araştırılıp etkin pişmanlık tartışılmadan eksik araştırmayla hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak, CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak hükmün bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Müvekkilin aynı dönemde başka uyuşturucu dosyası varsa müdafi bunu UYAP kayıtlarıyla temyiz dilekçesine taşımalıdır; hukuki kesinti yoksa zincirleme suç birleştirmesi toplam cezayı iki ayrı mahkûmiyetin toplamından düşürebilir. Sanığın maddeyi kimden aldığını isim vererek açıklaması da TCK 192/3 etkin pişmanlık kapısını açar; mahkeme bu beyanın gereğini (suç duyurusu ve sonucun beklenmesi) yapmamışsa bu tek başına bozma nedenidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla