Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8355 E. , 2026/1668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3196 E., 2025/2862 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz ed
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8355 E. , 2026/1668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3196 E., 2025/2862 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirilmesinin hatalı şekilde elde edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ve sanık müdafiinin esas hakkındaki savunmasındaki müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönündeki talebinin kararda gerekçeleri ile birlikte karşılanması gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğine” ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 26.03.2025 tarih, 2025/1306 Esas ve 2025/1185 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2025 tarih, 2025/334 Esas ve 2025/536 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 15.09.2025 tarih, 2025/3196 Esas ve 2025/2862 Karar sayılı istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş; süreçte İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, ilk derece kararını 'TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık koşulları değerlendirilip müdafiin bu yöndeki talebi gerekçeleriyle karşılanmadan eksik incelemeyle karar verildiği' gerekçesiyle bozmuş, bozma sonrası kurulan hükme yönelik istinafı da düzelterek esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu zinciri usul yönünden incelemiştir.
Hukuki İlke: CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentleri uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi, davanın esasına değil usul kurallarının açık ihlali ile hükme etkili usul kurumlarının ihmaline münhasırdır; etkin pişmanlık koşullarının değerlendirilmemesi gerekçesiyle esasa ilişkin bozma kararı verilmesi bu yetkinin dışında kalır ve CMK'nın 7. maddesi uyarınca görevli olmayan mahkemece yapılan işlem olarak hükümsüzdür. Daire bu yaklaşımı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararına ve 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle 280/1-e bendinde yapılan değişikliğe dayandırmıştır.
Uygulama Sonucu: Daire, istinaf dairesinin yetki dışı bozması ile onun üzerine kurulan ilk derece kararını hükümsüz sayarak, ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK'nın 280/2. maddesi gözetilerek yeniden istinaf incelemesi yapılması için esastan ret kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozmuş; tutuklama koşullarında değişiklik olmadığından salıverilme talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlığın değerlendirilmemesi gibi esasa dokunan eksiklikler istinafta bozmayla değil duruşma açılarak giderilmelidir; müdafi lehine görünen bir istinaf bozmasının dahi yetki dışı olduğu için tüm süreci hükümsüz kılabileceğini ve dosyayı başa döndürebileceğini hesaba katmalıdır. Bozma usule ilişkin olduğundan tutukluluğun devamına engel oluşturmadığı da bu kararda açıkça görülmektedir.