İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8377 Karar: 2026/40 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8377 K.2026/40

10. Ceza Dairesi 2025/8377 E. , 2026/40 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2022 E., 2025/1595 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan h

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8377 E. , 2026/40 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2022 E., 2025/1595 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan h

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8377 E. , 2026/40 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2022 E., 2025/1595 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yargılamanın eksik ve hatalı yapıldığına, 2. Tanığın sonradan değiştirilmiş soyut iddiaları dışından sanığın atılı suçu işlediğine dair hiçbir delil bulunmadığına, 3. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, 4. Sanığın üzerine isnat olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturmadığına, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Tüm dosya kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin ihbar ve araştırma tutanağı içeriği ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'un sonradan döndüğü bilgi alma beyanı dışında sanığın ikametinde ele geçirilen kullanma sınırında kalan uyuşturucu maddeyi sanık hakkında düzenlenen kullanma ile ilgili hastane raporu da dikkate alınarak ticari amaçla bulundurduğuna dair yeterli delil bulunmadığı aşamada, ele geçirilen uyuşturucu maddeden ...'a vereceğine dair ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/74 Esas, 2023/517 Karar sayılı ilamında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığından sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunmadığı, sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu halde, ikinci kez mükerrirliğine hükmedilmesine karar verilmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu satışı ihbarı üzerine yapılan işlemlerde, hakkında ayrı soruşturma yürütülen bir kullanıcının sonradan döndüğü beyanı dışında delil bulunmayan sanığın ikametinde kullanma sınırında uyuşturucu ele geçirilmiş; İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu madde ticaretinden mahkûmiyet kurmuş, istinaf esastan reddedilmişti. Sanık, maddeyi ele geçirilen kişiye vereceğini ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmişti.

Hukuki İlke: Ticari amaçla bulundurmaya dair yeterli delil bulunmayan aşamada, sanığın maddeyi bir başkasına vereceğine ilişkin ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi TCK 192/3'teki etkin pişmanlık indirimini zorunlu kılar. Tekerrürde ise, tekerrüre esas alınan önceki ilamda tekerrür hükümleri uygulanmamışsa sanık hakkında ancak birinci kez tekerrür uygulanabilir; ikinci kez mükerrirlik için buna elverişli ayrı sabıka gerekir ve TCK 58/6 gereği mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmelidir.

Uygulama Sonucu: Hüküm, TCK 192/3 etkin pişmanlığın uygulanmaması, koşulları yokken ikinci kez mükerrirliğe hükmedilmesi ve TCK 58/6 denetimli serbestlik tedbirinin eksik bırakılması nedenleriyle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu; ancak tutuklama koşullarında değişiklik olmadığından salıverilme talebi reddedildi.

Dava Strateji Notu: Suçun sübutu ancak müvekkilin kendi ikrarıyla sağlanabiliyorsa TCK 192/3 etkin pişmanlık indirimi ısrarla talep edilmelidir - bu karar, verme ikrarının hem mahkûmiyete hem indirime aynı anda dayanak olabildiğini gösterir; ayrıca adli sicildeki hangi ilamın tekerrüre esas alındığı ve o ilamda tekerrür uygulanıp uygulanmadığı denetlenmeli, ikinci kez mükerrirlik ancak koşullu sabıka varsa kabul edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla