Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8817 E. , 2025/12988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2222 E., 2024/2157 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemi
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8817 E. , 2025/12988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2222 E., 2024/2157 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 06.01.2025 tarihli ve 2024/8809 Esas, 2025/64 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2025 tarihli ve KD - 2025/106121 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesine göre yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Dosyanın yapılan incelemesinde, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/06/2024 tarih ve 2024/2 18... /366 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanık müdafinin yanında ayrıca sanık tarafından 05/07/2024 tarihli dilekçel ile istinaf istemine konu edildiği, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince sanığın istinaf istemi nazara alınmaksızın, sanık müdafiinin "istinaf isteminin esastan reddine" karar verilmek suretiyle sonuçlandırıldığı ve bu kararın ayrıca sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Müdafisinin yanında ayrıca istinaf isteminde bulunan sanığın istinaf isteminin, Bölge Adliye Mahkemesince incelemeye esas alınmadan karar verilmesinin kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıran bir hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Keza, vekile ve kanuni mümessile tebligat kenar başlıklı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11’nci maddesinin birinci fıkrasında ”Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan düzenleme karşısında, kural olarak vekil ile takip edilen işlerde kanun yolu başvuru süresi vekile yapılan tebliğ ile başlayacaktır. Ancak, 7201 sayılı Kanunun 11. maddesindeki bu düzenlemenin, sanık tarafından ayrıca kanun yoluna başvurulmuş olması halinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bilindiği gibi, 20.07.2016 tarihinden itibaren faaliyete geçen adli yargı ikinci derece bölge adliye mahkemeleri ile ülkemizde de istinaf sistemi benimsenerek üç dereceli bir yargılama sistemine geçilmiştir. İstinaf kararlarına yönelik temyiz istemi üzerine Yargıtay tarafından yapılacak incelemelerde, 5271 sayılı Kanun’un 288, 2 94... . maddeleri uyarınca gösterilmesi zorunlu temyiz nedenleri ve buna bağlı olarak temyiz olağan kanun yolu sürecinde “hukuki sebep” olgusu çok daha önemli bir hale gelmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuruda, istinaf nedenlerinin gösterilmesinde zorunluluk bulunmamakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun 15/02/2023 tarih ve 2022/3-4 55... /85 karar sayılı kararında da vurgulandığı gibi, sanığın ve müdafisinin ayrı ayrı kanun yoluna başvurma hakkına sahip olmaları, farklı istinaf ve temyiz neden ve gerekçeleriyle hükmü istinaf ve temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunması, kanun koyucunun amacının sanığın haklarını korumaya yönelik olup, 7201 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı düzenlemesinin sanığın aleyhine olacak şekilde yorumlanamayacak olması karşısında, istinaf kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu durumda, kendisine böyle bir tebliğ yapılmaksızın Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, sanığın istinaf başvurusu nazara alınmadan eksik inceleme ile verilmesi nedenine dayalı olarak bozulması gerekirken, Yüksek Dairenizce sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek hükmün düzeltilerek temyiz davasının esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu ..." gerekçesiyle düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sırasında değerlendirilmemesi ve bu eksiklik giderilmeden Dairemizce temyiz incelemesi yapılamayacağının anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 06.01.2025 tarihli ve 2024/8809 Esas, 2025/64 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanması ilâmının KALDIRILMASINA, C. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince sanık hakkında kurulan hükmün, sanığın istinaf istemine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi isabetsizliğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçunda sanık, müdafii yanında ayrıca kendi dilekçesiyle de istinaf başvurusunda bulunmuş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi sanığın istinaf istemini dikkate almadan yalnızca müdafiin istinafını esastan reddetmiş ve karar sanığa tebliğ edilmemiştir.
Hukuki İlke: Sanık ve müdafii ayrı ayrı kanun yoluna başvurma hakkına sahiptir; 7201 sayılı Kanun 11. maddesi sanığın aleyhine yorumlanamaz. Sanığın istinaf istemi incelenmeden ve istinaf kararı ayrıca sanığa tebliğ edilmeden verilen karar eksik incelemeyle malûldür.
Uygulama Sonucu: itiraz kabul, düzeltilerek onama kaldırılıp bozma
Dava Strateji Notu: Müdafi yanında sanığın da ayrı istinaf/temyiz başvurusu varsa, her ikisinin ayrı ayrı incelenmesi ve kararın sanığa da tebliği talep edilmeli; aksi halde kanun yolu hakkının ihlali bozma sebebidir.