İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/7705 Karar: 2026/431 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/7705 K.2026/431

10. Ceza Dairesi 2025/7705 E. , 2026/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/792 E., 2015/1626 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (asıl karar) 2. Temyiz isteminin reddi (ek karar) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hak

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/7705 E. , 2026/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/792 E., 2015/1626 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (asıl karar) 2. Temyiz isteminin reddi (ek karar) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hak

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/7705 E. , 2026/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/792 E., 2015/1626 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (asıl karar) 2. Temyiz isteminin reddi (ek karar) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması gerekirken sanığın yokluğunda verilen 29.12.2015 tarihli kararın, sanığın bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresinde doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın hukuki geçerliliği bulunmadığı, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesi 29.12.2015'te sanığın yokluğunda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı vermiş; karar, sanığın bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adreste doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, sanığın sonraki temyiz istemi de ek kararla süre yönünden reddedilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi ön incelemede bu tebligatı usulsüz bularak ek kararın hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ve temyizin öğrenme üzerine süresinde olduğunu kabul etmiştir.

Hukuki İlke: Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat öncelikle muhatabın beyan ettiği son adrese normal usulle denenmelidir; bu yapılmadan doğrudan 21/2. madde uyarınca yapılan tebliğ usulsüzdür ve buna dayalı temyiz ret ek kararı geçersizdir. Esasta ise TCK'nın 191/1. maddesindeki cezanın türü ve üst haddine göre TCK'nın 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı geçerli olup, TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca süreyi kesen son işlem olan 29.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz incelemesine kadar bu süre dolmuştur.

Uygulama Sonucu: Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle düşürülmüştür.

Dava Strateji Notu: Yoklukta verilen eski tarihli hükümlerde tebligatın doğrudan 21/2 usulüyle yapılmış olması, yıllar sonra dahi 'öğrenme üzerine temyiz' kapısını açar; süre ret ek kararı kesin bir engel değildir, usulsüz tebligat gösterilerek aşılabilir. Bu yol açıldığında da uzun süre sonuçsuz kalan kullanım suçu dosyalarında 8 yıllık zamanaşımı çoğu kez dolmuş olacağından, temyiz dilekçesinde usulsüz tebligat ve zamanaşımı birlikte işlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla