Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/7690 E. , 2026/1456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1123 E., 2022/368 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/7690 E. , 2026/1456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1123 E., 2022/368 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin 30.09.2020 tarihli 2019/6383 Esas ve 2020/4656 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/838 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararı ile verilen verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesine ilişkin tebligat eksikliği giderilerek, 13.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/838 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; sanık hakkında ikinci kez 18.03.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının anlaşılması üzerine ikinci kez 27.10.2021 tarihinde düzenlenen iddianame ile Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1123 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, görülerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklanan ölçütlere göre, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 27.10.2021 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesi, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli bozma ilamına uyarak 16.02.2021'de durma kararı vermiş; ancak durma kararının gereği olan tebligat eksikliğinin giderilmesi ve 13.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulünce kesinleştirilmesi yerine, 18.03.2021'de ikinci kez erteleme kararı verilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle 27.10.2021 tarihli iddianameyle aynı eylemden mükerrer kamu davası açılmış ve mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Hukuki İlke: Durma kararı verilen dosyada yapılması gereken, ilk erteleme kararının 15 günlük itiraz hakkı ihtarıyla yeniden tebliğ edilip kesinleştirilmesi ve tedbir infazının devamına karar verilmesidir; bunun yerine ikinci erteleme kararı verilip ihlal üzerine yeni iddianame düzenlenmesi, CMK'nın 223/7. maddesindeki 'aynı fiil nedeniyle önceden açılmış dava varsa davanın reddine karar verilir' kuralına aykırı mükerrer dava oluşturur ve bu dava yönünden ayrı hükümle ret kararı verilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi Kanuna aykırı bulunmuş, hüküm Tebliğname'deki düzeltilerek onama görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur; durma dosyasıyla birleştirme yapılıp erteleme kararının kesinleşmesi ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediği birleşen dosya üzerinden tartışılacaktır.
Dava Strateji Notu: 2014 tarihli bir erteleme kararının tebliğ eksikliği, yıllar sonra kurulan mahkûmiyeti dahi çökertebilmektedir; kullanım suçu dosyalarında savunmanın kronolojik ilk kontrolü, erteleme kararının itiraz ihtarını içerir biçimde usulünce tebliğ edilip kesinleşip kesinleşmediğidir. Kesinleşmemiş erteleme kararına dayalı denetimli serbestlik ihlali hukuken sonuç doğurmayacağından, bu tespit hem ihlal iddiasını hem sonraki iddianameyi geçersizleştiren zincirleme bir savunma hattı sunar.