İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/9671 Karar: 2026/1117 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/9671 K.2026/1117

10. Ceza Dairesi 2025/9671 E. , 2026/1117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3157 E., 2025/2891 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/9671 E. , 2026/1117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3157 E., 2025/2891 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/9671 E. , 2026/1117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3157 E., 2025/2891 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesinde duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alınabilmesi olanağının bulunması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince sanık ile tanıkların kimliklerinin saptandığı ve savunmalarının alındığı 21.03.2025 tarihli oturumdaki işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alındığı, bilirkişi vasıtası ile bu ses ve görüntü kayıtlarının çözümünün yapılarak dosyaya sunulduğu ancak 5271 sayılı CMK'nın 219/1-2. cümlesindeki "Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır." hükmü gözetilmeden söz konusu oturuma ilişkin tutanağın "mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi" tarafından imzalanmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, sanık ve tanıkların dinlendiği 21.03.2025 tarihli oturumun teknik araçlarla kaydedilip bilirkişiye çözdürüldüğünü, ancak tutanağın hâkim ve zabıt kâtibince imzalanmadığını tespit ederek hükmü bozmuştur.

Hukuki İlke: CMK 219/1 uyarınca duruşma işlemlerinin teknik araçlarla kayda alınması hâlinde bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülüp mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması zorunludur; imzasız çözüm tutanağı duruşma tutanağı yerine geçmez.

Uygulama Sonucu: Savunma ve tanık beyanlarının alındığı oturum tutanağının imzalanmaması CMK 219'a aykırı bulunarak, diğer yönler incelenmeksizin ve tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: SEGBİS/ses kaydıyla yürütülen celselerde çözüm tutanaklarındaki imza eksikliği tek başına mutlak bozma getirebilmektedir; müdafiin dosyadaki her oturum tutanağının imza yönünden denetlenmesi, esasa girmeden sonuç alınabilecek etkili bir temyiz sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla