Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9672 E. , 2026/1770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/9095 E., 2025/4610 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hük
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9672 E. , 2026/1770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/9095 E., 2025/4610 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Tekerrüre esas sabıkası olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde, 5237 sayılı TCK'nın 58/6 ve 58/7. maddeleri uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının, sanık ... hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin paragrafında “...MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA, (uyap üzerinden dosyasına kaydedildi),” ibaresinden sonra gelmek üzere “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi bir sanık yönünden hükmü aynen onamış; tekerrüre esas sabıkası bulunan diğer sanık yönünden ise infaz rejimine ilişkin eksikliği kendisi düzelterek hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: TCK 58 uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinde, TCK 58/6 ve 58/7 gereği cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da hükmedilmesi zorunludur; bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmeyip CMK 303 kapsamında Yargıtayca düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu: Birinci sanığın hükmü onanmış; ikinci sanık yönünden hüküm bozulup, hüküm fıkrasına infaz sonrası denetimli serbestlik tedbiri ibaresi eklenmek suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek onama kararı verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulanan dosyalarda denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi sanık aleyhine bir eksikliğin temyizde tamamlanmasıyla sonuçlanabilir; müdafi, tekerrüre esas alınan sabıkanın koşullarını ilk derecede tartışmalı, düzelterek onamanın esasa ilişkin itirazları geçersiz kılmayacağını bilerek sübut savunmasını istinafta güçlü kurmalıdır.