İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/109 Karar: 2026/1095 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/109 K.2026/1095

10. Ceza Dairesi 2026/109 E. , 2026/1095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3473 E., 2025/3457 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yap

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/109 E. , 2026/1095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3473 E., 2025/3457 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yap

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/109 E. , 2026/1095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3473 E., 2025/3457 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama kararının bulunmadığına, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanıklardan ... aşamalardaki savunmasında '' kendisini diğer sanık ile tanıştıranın Türkiye'de ikamet eden ... vatandaşı ... adlı şahıs olduğunu, uçak bileti ve otel masraflarının bu şahıs tarafından karşılandığını'' diğer sanık ... ise ''içinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmediği paketlerin sahibinin Türkiye'de yaşayan ... adlı şahıs olduğunu ve ona teslim etmek üzere taşıdığını'' belirtmeleri, sanık ... müdafiinin, 18.09.2025 tarihli celsede ... adlı şahsın kullandığı hattın numarasının 05...45 , ikamet adresinin ... Mahallesi ... Sokak No:.../7 ...-İstanbul olduğunu mahkemeye bildirmiş olduğu ve bu sanığa ait telefonun incelenmesi neticesinde düzenlenen telefon inceleme raporunda, ''...'' olarak kayıtlı 05...45 no.lu hattın kullanıcısı ile olay günü arama kayıtlarının bulunması karşısında; 05...45 no.lu hattın fiili kullanıcısının ve bahsi geçen adreste kimin oturduğunun tespit edilerek beyanının alınması, gerekmesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması ve sorgusunun yapılması halinde bu dava ile birleştirilmesi, dava açılmaması halinde soruşturma dosyasının denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınarak, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmişti. Sanıklardan biri kendisini organize eden ve masraflarını karşılayan kişiyi, diğeri paketlerin sahibini ismen bildirmiş; müdafi bu şahsın telefon numarasını ve ikamet adresini celsede mahkemeye sunmuş, telefon inceleme raporunda olay günü bu hatla arama kayıtları çıkmıştı. Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu bilgilerin araştırılmaması nedeniyle hükümleri bozmuştur.

Hukuki İlke: Sanıkların uyuşturucuyu organize eden kişiyi isim, telefon numarası ve adres düzeyinde somutlaştıran ve telefon inceleme raporundaki olay günü arama kayıtlarıyla desteklenen beyanları karşısında; hattın fiili kullanıcısı ile adreste oturanın tespit edilip beyanının alınması ve sonucuna göre TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlığın değerlendirilmesi gerekir, aksi eksik araştırmayla hüküm kurmaktır.

Uygulama Sonucu: Bölge adliye mahkemesi kararı, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmuş, dosya İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

Dava Strateji Notu: Kurye konumundaki sanıklar için en etkili savunma hattı, arkadaki organizatörü telefon numarası ve adres gibi doğrulanabilir verilerle somutlaştırmaktır; bu dosyada müdafiin celsede numara ve adres bildirmesi, telefon raporundaki kayıtlarla birleşince onama beklenen dosyayı bozdurmuştur. İsimsiz veya doğrulanamaz beyan yerine teyit edilebilir bilgi sunulması TCK 192/3 kapısını açar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla