Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/215 E. , 2026/2454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2293 E., 2025/1542 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön ince
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/215 E. , 2026/2454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2293 E., 2025/1542 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “ taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” ihtarı yerine, “5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesi gereğince infaz edileceği” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından " 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceğinin ihtarına, (ihtar edildi)" ibaresinin çıkarılarak, yerine “...ödenmeyen adli para cezasının...” ibaresinden sonra gelmek üzere “ geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine...” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş ve adli para cezasını taksitlendirmiş, Ankara BAM 18. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay incelemesinde taksitlendirme kararında yanlış bir ihtar formülünün kullanıldığı saptanmıştır.
Hukuki İlke: Adli para cezası TCK'nın 52/4. maddesine göre taksitlendirildiğinde kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtar edilmelidir; bunun yerine 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine göre infaz edileceğinin yazılması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, sübut, vasıf ve etkin pişmanlığa ilişkin temyiz sebeplerini reddetmiş; yanlış ihtar ibaresini CMK'nın 303. maddesi uyarınca doğru formülle değiştirerek hükmün düzeltilerek onanmasına, ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre salıverilme talebinin de reddine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Mahkemelerin taksitlendirme ihtarında infaz kanununa atıf yapma alışkanlığı Yargıtayca hatalı bulunuyor; ancak bu hata yalnızca düzelterek onamaya yol açtığından müdafie yeniden yargılama kazandırmaz. İnfaz aşamasında taksit ihlalinin sonucunun kararda yazan doğru ihtara göre belirlenmesi izlenmelidir.