Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/4334 E. , 2026/6185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4428 E., 2025/296 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön ince
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/4334 E. , 2026/6185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4428 E., 2025/296 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiş; hüküm re'sen de istinafa tabi olup Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyizde eylemin kullanma olduğu, etkin pişmanlık ve TCK 62'nin uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke: Suçun vasfı-sübutu, suç vasfına uyan yaptırımların belirlenmesi, delillerin hukuka uygun toplanması, etkin pişmanlık hükümlerinin ve TCK 62. maddesinin (takdiri indirim) uygulanmamasına ilişkin mahkeme takdirinde isabetsizlik bulunmadığı denetlenmiştir.
Uygulama Sonucu: Temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; CMK 302/1 uyarınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: TCK 62 takdiri indirim uygulanmaması başlı başına bozma nedeni değildir; mahkemenin takdir yetkisindedir. Bu yönde temyiz yaparken sanığın duruşmadaki tutumu, pişmanlığı gibi indirimi gerektiren somut olguların gerekçede hiç tartışılmadığını (gerekçe eksikliği) göstermek daha etkilidir.