Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/4471 E. , 2026/6120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/309 E., 2026/299 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz ed
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/4471 E. , 2026/6120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/309 E., 2026/299 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında, temel ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, ele geçen madde miktarı dikkate alınarak alt hadden uzaklaşıldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a-b maddesindeki nitelikli hallerin teşdit gerekçesi yapılmaması karşısında Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, etkin pişmanlığa ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi mahkûmiyet kurmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi hükmü düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; sanık müdafii suçun unsurları, delil yetersizliği ve etkin pişmanlık iddialarıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Temel ceza tayininde suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki ile ele geçen madde miktarı gözetilerek alt hadden uzaklaşılmışsa ve TCK 188/4-a-b nitelikli halleri ayrıca teşdit gerekçesi yapılmamışsa uygulamada isabetsizlik bulunmaz. Suçun sübutu, vasfı ve etkin pişmanlığa ilişkin takdirde hukuka aykırılık yoksa hüküm onanır.
Uygulama Sonucu: onama (temyiz isteminin esastan reddi ile onama; Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir)
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu ticaretinde temyizde delil değerlendirmesine yönelik itirazlar çoğunlukla sonuç doğurmaz; asıl kazanç, ceza bireyselleştirmesindeki (nitelikli halin hem cezaya esas hem teşdit sayılması gibi) çifte değerlendirme hatalarını yakalamaktadır.