Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/45 E. , 2026/1807 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2925 E., 2025/2134 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyi
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/45 E. , 2026/1807 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2925 E., 2025/2134 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Osmaniye 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun manevi unsurunun oluşmadığına, 2. Her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 5. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Aramanın hukuka aykırı yapıldığına, arama sonrası alınan yazılı emrin aramayı hukuka uygun hale getiremeyeceğine, arama sonucu elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesinde duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alınabilmesi olanağının bulunması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince tanıkların kimliklerinin saptandığı ve beyanlarının alındığı 14.02.2025 tarihli oturumdaki işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alındığı, bilirkişi vasıtası ile bu ses ve görüntü kayıtlarının çözümünün yapılarak dosyaya sunulduğu ancak 5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesinin 2. cümlesindeki "Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır." hükmü gözetilmeden söz konusu oturumlara ilişkin tutanakların "mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi" tarafından imzalanmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Osmaniye 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Osmaniye 4. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verdiği mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Hem Cumhuriyet savcısı (etkin pişmanlık uygulanmalı) hem sanık müdafii (delil yetersizliği, hukuka aykırı arama, gerekçesizlik vb.) temyiz etmiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi duruşma tutanaklarındaki usul eksikliği nedeniyle kararı bozmuştur.
Hukuki İlke: CMK'nın 219/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca duruşmada yapılan işlemler teknik araçlarla kayda alındığında bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülüp mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması zorunludur; tanık dinlenen oturum tutanağının imzasız kalması tek başına bozma nedenidir.
Uygulama Sonucu: Bölge adliye mahkemesi kararı, CMK 302/2 gereği diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuş, tutukluluk koşullarında değişiklik bulunmadığından salıverilme talebi reddedilmiştir; bozmanın tek dayanağı CMK 219'a aykırı imzasız oturum tutanağıdır.
Dava Strateji Notu: SEGBİS/teknik kayıtla yürütülen oturumların tutanaklarında hâkim ve zabıt kâtibi imzalarının bulunup bulunmadığı temyizde mutlaka denetlenmelidir; bu şeklî eksiklik, esasa dair hiçbir iddia incelenmeden bozma sağlayarak savunmaya yeni bir yargılama turu kazandırabilir.