KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/12209 E., 2012/5945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Dava, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Kurum zararının davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, tedavi giderlerinin, 1479 sayılı Yasanın 63. maddesine göre tahsili istemine ilişkindir.
...13.04.2009 tarihli rapor esas alınarak; davalı ...'ın %80 oranında kusurlu, davalı ...'ün %20 oranında kusurlu, davalı ... Başkanlığının ise, istihdam eden, araç işleten konumunda sorumlu olarak kabul edilip, Kurum zararının tamamının hüküm altına alınmasına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır
Ancak, dava Borçlar Kanununun 51. maddesinde düzenlenen teselsül hükümleri doğrultusunda açılmıştır. Borçlar Kanununun 51. maddesinde ki “Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur.” düzenlemesi,
birden çok kişinin, gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse yasa kuralı gibi sebeplerden ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumluluğu durumunda, bunlar arasında Borçlar Kanununun 50. maddesinde yer alan bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanma gereği karşısında, davalıların sorumluluğu belirlenirken teselsül hükümlerine göre hüküm tesis edilmeyip, sürücülerin kusur oranları esas alınarak yazılı biçimde davalıların sorumluluğuna hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/12209, K. 2012/5945, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama